Sokağın Leon’u Azim

RÖPORTAJ: ANIL MERT ÖZSOY

Sokak insanı âlim de eder, deli de… Ben deli bir âlimim. 15 yılı aşkın zamandır sokakta yaşıyorum. Bilinenin aksine sokağa düşmedim. Sokağı tercih ettim. Sistemi yok saydım ve hayatıma böyle yön verdim.

Adana doğumluyum. Uzun yıllar Bursa’da yaşadım. Devlet memurluğu görevinde bulundum. Aynı zamanda deli ve yazarım. Devlet erkânına bir mektup yazdım. Onlara üzerinde çalıştığım, dünyanın başına gelecek distopyadan bahsettim. Dikkate almadılar. Bu onların sorunu.

Sokağın, evlerinizden bir farkı yok.

Sokak en az evleriniz kadar tehlikeli ve korunaklı. Normal yaşamlarda başınıza gelen şeylerden farklı durumlar yaşamıyoruz. Örneğin; grip oluyoruz, ishal oluyoruz, anamızı babamızı özleyip âşık oluyoruz.

Tehlikeden korunmak işine gelince de önce iyi insan olmayı bilmeli insan. Sonrası zaten gelecektir.

Sokak, çocuklarını korur. Düşünsenize kim tanımadığı birine evini verir? Sokak, düşünmeden yapar bunu. O yüzdendir ki sokaktan değil, insanlardan korunmak gerek.

Sokağa yeni gelmiş bir çocuk vardı. Bizim, Kuaför diye bir arkadaş var. Kimliksiz olduğu için hiçbir yerde tutunamamış. En sonunda da travestilerin uğrak yeri olan bir kuaförde çalışmaya başlamış. Yıllar sonra uyuşturucuya da düşünce işinden de olup bizim sokağa sığındı. Kuaför kendisi gibi uyuşturucu bağımlısı olan çocukla birlikte uyuşturucuyu bıraktı ve çocuğa tecavüz eden herifleri Emniyet’e teslim etti. Bakın bir evsiz, bir sokak çocuğunun hayatını kurtardı ve ona tecavüz edenleri adalete teslim etti.

Şimdi anlıyorsunuz değil mi, tehlikeli olan sokaklar değil.

Değişimi sokakta aramak yanılgı. Sokak değişmedi, insanlar değişti. Ama ben onlardan da bahsetmek istemiyorum. Kuşlardan bahsedeceğim. Onlar hâlâ çok güzel kanat çırpıyorlar. Canınız sıkılırsa, sahilde şöyle bir üç beş tur atın -Bebek Sahili değil ama- Eminönü-Karaköy hattı uygundur bunun için. Denize bakın, kuşlara, evsizlere… O zaman geçen bu yıllarda insanoğlunun ne kadar boka battığını anlayacaksınız.

Ben sisteme karşıyım.

Hayat kaygılarım yok. Bir kuş yuvasından çıkarken kursağı boş çıkar ve akşam dolu döner. Bizler de her sabah hayata böyle başlıyoruz. Sokak kâğıttan evdir. Yıkılması kolay, anlatması zor…