Sadece ismiyle bile merakı kışkırtan oyunlar vardır. Bu oyunları daha ilk duyduğunuzda size sahnelendiği salonda hemen bir sandalye çeker. İşte bir tanesinin zamanı geldi. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, çok yakında sahnede.

Son yıllarda tiyatroda genç yazarlar artıyor. Özellikle İstanbul’daki tiyatro sahnelerinin detaylarına şöyle bir göz gezdirildiğinde yerli üretimdeki yükseliş göze çarpıyor. Bu isimlerden biri bir oyuncu da olan ama yazarlığı ve yönetmenliğiyle de dikkatleri çeken Murat Mahmutyazıcıoğlu.

Mahmutyazıcıoğlu, uzun süredir tiyatro için emek veren bir sanatçı. Kendisiyle hem yazdığı hem de yönettiği 2016-2017 sezonundaki yeni oyunu Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin üzerine konuştuk. İstanbul tiyatro takviminin en merak edilen oyunlarından biri.

afis_sidg

Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin kaçıncı oyununuz?

Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, sahnelenecek dördüncü oyunum. Daha öncekiler Şekersiz, Fü ve Aynur Hanım’ın Bebeği idi.

Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin hakkında detayları alalım. Yazım/yaratım/prova sürecinden biraz bahseder misiniz? Gündemden yansımaları son oyununuzda bulacak mı seyirci mesela? Oyunun derdine, ne anlattığına dair de biraz bilgi alabilir miyiz?

Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, bundan iki yıl önce ikincikat’ta Emre ve bir grup arkadaşımızla yaptığımız ve yeni anlatım ve bedensel farkındalık çalışmaları sırasında ortaya çıktı.

Kısa bir nüshasını o sıralar yazdım. Daha sonra hikâye gelişti ve ardından şu andaki ekibimle paylaştım. Çeşitli geri dönüşlerle de bugünkü halini aldı.

Daha önceki oyunlardan farklı olarak seyirciyi daha farklı konumlandırmaya çalıştım ve oyun karakterlerini bir hikâye anlatıcısı gibi tasarladım. Direkt olarak gündeme bir göndermesi yok, daha çok hiç bitmeyen gündemlerimizle ilgili. Oyunda aynı aileden 3 kuşak kadının (bir genç kız, anne ve anneanne) birbirlerine söyleyemedikleri ve iç seslerinden oluşan bir dertlenme hali var, uzun bir monolog gibi. Kendi hayatlarından yaklaşık 50 senelik bir hikâyeyi anlatıyorlar ve şehir de (İstanbul) onları takip ediyor.

Sahnelemek için yazıyorum

Ülkenin içinde olduğu karanlık dönemi en çok hisseden ve yaşayan alanlardan biri sanat, özellikle tiyatro. Böyle bir zamanda üretmeye, sahnelemeye devam etme direncini nasıl koruyorsunuz?

Bir direnme hali mi bilmiyorum ama ben yapmak istediklerimi yapmaya çalışıyorum. Anlatmak istediklerimi tiyatroyla anlatmak istediğim için devam ediyorum. Ülkenin karanlığı sadece bizi değil, tüm toplumu etkileyen bir şey; o sürekli cepte, kafada, her yerimizde. Üretmek beni umutlu kılıyor ve ben bu duyguyu seviyorum.

Murat Mahmutyazıcıoğlu

Murat Mahmutyazıcıoğlu

Aynı zamanda çizer kimliğinizle de dikkatleri çeken bir isimsiniz. Çizgileriniz ve metinleriniz yaşamınızdaki en önemli odalar gibi duruyor, ayrıca bir oyuncusunuz da. Tüm kimlikleriniz içinde sizin için en önde olanlar hangisi?

Ben bir oyuncuyum ve bu benim için her şeyden önemli. Oynamazsam yazamam, yönetemem, hatta çizmek bile içimden gelmez. Yazmak çok kişisel disiplin ve konsantrasyon isteyen bir şey. Ben yazmak için değil sahnelemek için yazıyorum, eninde sonunda sahnede görme hayaliyle üretiyorum. Bazen de çizerek düşünüyorum ve bu bana iyi geliyor. Afişler yapıyorum, çeşitli dergilere çiziyorum. Bu da bir düşünme biçimi galiba zaman zaman girdiğim ya da sığındığım bir oda, dediğin gibi.

Kasım’da Kadıköy Theatron’da

Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin ne zaman sahnelenecek?

Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin’i 11-18-25 Kasım’da Kadıköy Theatron’da sahneleyeceğiz ve sezon boyunca da devam edecek. Bu oyunu gerçekleştirmek adına geliştirdiğimiz ekibimizin adı da BAM. Neden BAM derseniz, oyuncuların baş harflerinden oluşuyor bu isim. Oyuncularımız Ayfer Dönmez, Başak Kıvılcım Ertanoğlu ve Melis Öz oynuyor, ben yazdım ve yönetiyorum.

Şimdilik bir son söz…

Bu söyleşiyi okuyanları oyunda görmek beni çok mutlu eder. Oyun güzel bir şey çünkü.