Sana da olmuyor mu?
Ne?
Aşk yahu!

Hani görüyorsun, için gidiyor.
Diyette ekmek yasak gibi
Neden mi gibi?
E arada çaktırmadan yiyorsun.
Ölümüne bir susuzluk hali.
Su soğuk deyip kıyıdan yavaş yavaş giriyorsun.
Sonrası beterlik duygusu.
Para yetişmez diye kahveyi şekersiz içiyorsun.
Bak nasıl bir ayılma hali geldi.
Uyumadan önce hayalini kuruyorsun.
Bir türlü öpüşmüyor fotoğraf.
Aksini söyleyen aynaya baksın.
Hemen öyle şlaaap diye öpülmez ki!
Yollar boyunca şarkılara denk geliyorsun.
Karşılaşma ihtimali sıfırın altında seyrediyor.
Halbuki sen o filmi kaç kez izledin!
Sokaktasın… caddelere daha çıkamıyorsun.
Oyunun en şehvetli anında annen çağırıyor.
Hep bir “iki ekmek al” söylemi.
Birine bölüşmeyi henüz kabul etmiyorsun.
Tanışalım diye mi parçalıyorsun kendini
Alışalım diye mi alçalıyorsun kendine!
Ne bileyim bencilliği çıkıyor ağzından.
Ne yani bir tek bana mı oluyor?
Her yere beraber gitme hali.
Daha sevişmeden ayrılıyorsun.
En kötüsü de bilince ayrılma korkusu.
En iyisi çıkmaz bir sokak oluyor.
Başı belli, sonu zaten belirli.
Önemli gün ve haftalar… aylara, yıllara bağlanıyor.
Zaman ne kadar da çabuk geçiyor.
Ne istediğin yerdesin ne de kaybolmalar garipliği.
Ah, tabii ya bağlanma korkusu.
Benim olsa, senin olsa ne fark eder?
Bir pop şarkının nakaratı dönüyor…
Hep dönüyor…
Bak hâlâ dönüyor…
En başında vazgeçiyorsun…
Vazgeçiyor.
Âşık olmak çaba meselesi.
Söyle bakalım uğraşıyor musun?
Keşke sonuna kadar okusaydın!
Oldurmuyorsun… Öldürmüyorum!