Aşk dediğin şaka gibi bir mevzudur.
Kelime olarak; şakadan aşk çıkar!
Ama aşktan, katiyen şaka çıkmaz!
Finali ağlamaklı bir romantik komedidir.
Kimileri romantik bile olamaz.
Mesela ben,
Örneğin ben,
Misal ben,
Velev ki ben,
Bu kadar BEN diyenle de ilişki olmaz.

Şaka yapıyorduk değil mi?
En aptalcasından başlar kahkaha
Tavana kadar çıkan zekâdan hoop kucağına düşer!
Düşmez kalkmaz bir aşktır.
Çünkü âşıklar kafa göz yararken
Kalbe hiç de yararlı gelmez!

Neyse efendim biz flörtün kapısını çalalım.
Al eline bakalım gitarı.
Birkaç akor ve konser dolusu şarkılar.
Ses… O ses… Ah o sese adaklar adaklar!
Bırakın bir tek o konuşsun!
Ta ki…
Sesini duymak istemiyorumlar yağıncaya kadar!
Zorlu bir mevsimdir, pek sağ çıkanı görmedim.

Her anlattığı şarkı gibi değil mi?
Nasılda nağmeler dökülür dudaklarından!
“Seni seviyorum” hepimizin nakaratı!
Durduk yere “Aşkım” demeler…
Meğer herkese söylüyormuş…
Neyse canım!
Bak ben de canım diyorum!

Şakaya gelmez AŞK!
Ne güzel gülüyorduk dersin.
“Çok gülme, çok ağlarsın” derler!