Müzik, edebiyatın başka giyinmiş halidir. Hayatın ritmi ve şiiri öyle bir enerjidir ki yıllardan beri onu müzikte ve edebiyatta yakalamaya çalışırız. Bir kitap bazen bir müzikle değerlenir ya da bir müzik, bir kitap yüzünden öne geçer.

Modern zamanın kendine uygun bireyler yetiştirmesine karşı içimizdeki isyanın en güzel iki enstrümanıdır müzik ve edebiyat. Kimi kitaplar kimi şarkıları barındırmıştır içinde, kimi şarkılar kimi kitapların efkârıyla yazılmıştır. Ses ile sözün birlikteliğini vereceğimiz bu yazıda pek çok kişinin vazgeçilmez kitabı olan Çavdar Tarlasında Çocuklar‘ı ele alıyoruz.

Yazarı Salinger, gizli saklı yazdıkları yayımlanır artık diye ölümüne sevinen hayranlar barındırıyordu. Hayatını inzivaya çekilerek yaşamayı seçmişti ve basından nefret ediyordu. Çekilmiş olan son fotoğrafı kendisini çekerken yakaladığı kameramana yumruğunu salladığı andır.

Yazdığı Çavdar Tarlasında Çocuklar adlı kitabı John Lennon’ı öldüren Mark Chapman’ın cebinden çıkmıştır ve davaya konu olmuştur. ABD, Holden’ı küfürlü ve aykırı dilinden dolayı bir antikahraman olarak görmüş ve okullarda okutulmasını yasaklamıştır. Buna rağmen Holden anlattıklarıyla pek çok insanın unutulmaz kitap kahramanı olmuştur.

Eserin müzikle olan bağlantılarına baktığımızda oldukça fazla ilişki ortaya çıkıyor. Kitabın içinde yer yer Holden’ın ağzından bazı şarkı isimlerinin çıktığını görüyoruz:

Stradlater tıraş olurken ıslıkla Song of India’yı çalıp duruyordu. İyi ıslıkçıların bile zor çıkaracağı Song of India ya da Slaughter on the Tenth Avenue gibi parçaları böyle kulak tırmalaya tırmalaya, bozukdüzen öttürmeye çalışırdı. Şarkının gerçekten de içine ederdi yani.

(Çavdar Tarlasında Çocuklar-YKY, s.31)

Kitabın kahramanı (ki ABD için bir antikahraman) o kadar unutulmaz bir karakterdir ki, pek çok besteciyi etkilemiştir. Kitaptan etkilenerek ortaya çıkan şarkılara geçmeden önce kitabın orijinal adını Holden’ın biraz değiştirdiği Robert Burns’ün Comin Thro’ The Rye şiirinden aldığını belirtelim. Kitaba esin kaynağı olan dizeler “Should somebody meet somebody comin’ through the rye”dır. Şiir ayrıca bestelenip şarkı haline de gelmiştir. Kitapta bu atıf, Holden’ın çok sevdiği küçük kız kardeşi Phoebe ile kurduğu diyalogda şöyle geçmektedir:

“O şarkıyı biliyor musun, hani, ‘Yakalarsa birini biri, çavdarlar arasında,’ diye? Ben işte…”
“O öyle değil, ‘Rastlarsa birine biri, çavdarlar arasında,’ olacak! Şiir bu, Robert Burns’ün.”
“Robert Burns’ün şiiri olduğunu ben de biliyorum.”

Doğru söylüyordu. Doğrusu, “Rastlarsa birine biri, çavdarlar arasında,” olacaktı. Demek ki, bilmiyormuşum.

“Ben, ‘Yakalarsa birini biri,’ sanıyordum,” dedim. “Her neyse, hep, büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta -yetişkin hiç kimse yani- benden başka. Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum.
 Ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum. Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim. Çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben böyle biri olmak isterdim. Biliyorum, bu çılgın bir şey.”

1953 yapımı, başrollerinde Clark Gable, Grace Kelly ve Ava Gardner’ın yer aldığı Mogambo adlı filmin bir sahnesinde Ava Gadner piyano başında bu şarkıyı söylemeye başlar. Natasha Holt, Julia London, Marion Anderson, Isobel Baillie, Amelita Galli-Curci gibi pek çok isim şarkıyı seslendirmiştir.

Holden, yazarı Salinger kadar ilgi çekiciydi ve doğal üslubu onun etkileyiciliğini artırıyordu. Bu etkileyicilik bir süre sonra bestelerin Holden’a ya da Salinger’a adanmasını doğurdu.

Guns N’ Roses 1998-2008 yılları arasında hazırladığı Chinese Democracy albümündeki bir parça, Salinger’in kitabının adıyla aynı adı paylaşıyordu: Catcher in the Rye. Sözler Axl Rose’a aitti.

“Oooh, the Catcher In The Rye Again
Won’t let ya get away from him
Tomorrow never comes
It’s just another day…
Like today”

(Ooo, çavdar tarlasında bir avcı
ondan uzak kalmana izin vermeyecek
yarın hiçbir zaman gelmez
o sadece başka bir gün
tıpkı bugün gibi)

Kitap, Türkçeye Çavdar Tarlasında Çocuklar isminden önce Gönülçelen adıyla çevrilmişti. Teoman’ın Gönülçelen parçasının adını buradan esinlenerek koyduğu bilinir.

Ünlü punk rock grubu Green Day 1992’de çıkarttığı Kerplunk albümünde sözleri Billie Joe Armstrong’a ait olan Who Wrote Holden Caulfield? isimli bir parçaya yer verdi:

“There’s a boy who fogs his world and now he’s getting lazy
There’s no motivation and frustration makes him crazy
He makes a plan to take a stand but always ends up sitting.
Someone help him up or he’s gonna end up quitting”

(Kendi dünyasını karartan bir çocuk var, gitgide tembelleşiyor
Hevesi kalmadı ve hayal kırıklığı onu çıldırtıyor
Ayakta durmayı hedefliyor ama her seferinde sonu oturmak
Biri ona yardım etsin ya da sonunda pes edecek)

İngiliz müzik grubu The Divine Comedy 1999’da çıkardığı A Secret History – The Best of The Divine Comedy albümünde “Gin Soaked Boy” adlı parçasının son kısmında Salinger’ın kitabına atıfta bulunmuştur:

“I’m the half-truth in the lie
I’m the why not in the why
I’m the last roll of the die
I’m the old school in the tie
I’m the spirit in the sky
I’m the catcher in the rye
I’m the twinkle in her eye
I’m the jeff goldblum in the fly”

(Yalanın içindeki yarı gerçeğim
Nedenin içindeki neden olmasın
Sikkenin yuvarlanışındaki son devir
Eski moda kravatım
Gökteki ayım
Çavdar tarlasındaki avcıyım
Gözlerindeki parıltı
Göklerdeki Jeff Goldblum benim)

Billy Joel’in We Didn’t Start The Fire şarkısı Storm Front albümünün 1949-1989 yılları arasına kısa ve güçlü atıflar yapan bir parçadır bu. Çavdar Tarlasında Çocuklar kitabı da bu atfa uğramıştır. Şarkı yayınlandığı zaman Amerika’da birinci sıraya yükseldi.

“Rosenbergs, h-bomb, Sugar Ray, Panmunjom
Brando, the king and i and the catcher in the rye”

(Rosenbergler, atom bombası, Sugar Ray, Panmunjom
Brando, kral ve ben ve çavdar tarlasında çocuklar)




Le Pastie De La Bourgeoisie, Belle and Sebastian’ın sözleri İngilizce adı Fransızca olan şarkısı. 3 6 9 Seconds of Light albümünde yer almaktadır.

Fransız müzik grubu Indochine, Le Baiser (1990) albümünde Des Fleurs Pour Salinger adlı bir parçaya yer vermişti.

Görüldüğü üzere müzik ve edebiyat hayatlarımızı beslerken birbirlerini de beslemeyi ihmal etmiyorlar. Bu beslenmeden doğan şeyleri sizlerle paylaşmaya her hafta devam ederken Holden’dan bir alıntıyla yazıyı bitirelim;

“Yemin ederim, ben bir piyanist ya da aktör filan olsaydım ve bu sersemler de benim olağanüstü biri olduğumu düşünselerdi, bu durumdan nefret ederdim. Beni alkışlamalarını bile istemezdim. İnsanlar hep yanlış şeyleri alkışlıyorlar. Ben piyanist olsaydım, gider bir kenefe kapanır, öyle çalardım.”