Açık Radyo’da hafta içi her sabah “Şarkılarla Memleket Tarihi” adlı programı yapan müzik yazarı Murat Meriç ile hem müziği konuştu hem de memleket ahvalini Ufuk Kaan Altın. 32. Gün TV’nin Müdavim programına konuk olan Meriç, “Her şeye rağmen umutluyum. Umudu kaybetmemeliyiz, o durumda her şey biter,” diyor…

Şarkılarla Memleket Tarihi’nden başlayalım istersen…

Aslında son kitabımın sesli hali diyebiliriz buna. 100 Şarkıda Memleket Tarihi‘ni nasıl daha fazla geliştirebiliriz diye düşürken Açık Radyo’dan teklif geldi. Ben de hemen kabul ettim. Günün tarihi üzerine konuşuyorum. Bugün n’oldu, onun üzerine iki kelam edip onunla ilgili şarkılar çalıyorum. Çünkü Türkiye’de her gün bir sürü olan şey var. Bunlar üzerine de hep şarkılar yapılmış. Gündem sıkıntımız hiç olmamış.

“Fikret Kızılok, hep bir adım önde”

Fikret Kızılok’u unutmak ne mümkün…

Sen, kimleri dinliyorsun geçmişten?

Benim için olmazsa olmazları sayayım önce: Bir kere Cem Karaca’dan hiçbir şekilde vazgeçemiyorum. Zeki Müren, hep baş tacım. Barış Manço, Fikret Kızılok, Cem Karaca, Erkin Koray, bu dört isim; hani kare as derler ya, müziğin kilometre taşları, onlarsız olmuyor. Değişik zamanlarda birine yoğunlaşıyorum ama Fikret Kızılok hep bir adım ötede.

Bugüne gelirsek, 90’lardan başlayarak, senin için iyi müzik yapanlar kimler?

Duman… Her koşulda, tek geçerim. Hatta Duman, bence bütün zamanların en iyi rock grubu. Yakın dönemden Yüzyüzeyken Konuşuruz’u çok beğeniyorum. Bir de Güney Marlen… Bunlar dışında Yasemin Mori var.

Şarkılarla Memleket Tarihi, programın adı bu. O zaman sormazsak olmaz: Ne olacak bu memleketin hali?

Güzel olacak ama güzel olacak derken ne darbe girişimi vardı, ne Cumhuriyet gazetesi basılmıştı, ne Türkiye’nin en büyük üçüncü partisinin yöneticileri tutuklanmıştı… Ama bunlara rağmen ben hâlâ umutluyum. Bir şekilde dibi göreceğiz, öyle görünüyor. Çok acı çekmeden, çok fazla zarar görmeden bu aşamayı atlatırsak eğer, sonrasında her şey rayına oturacak. Eninde sonunda oturacak. Umutluyum, umudu kaybetmemek lazım. Tarihin en fena dönemine denk gelmiş olmamız, maalesef bizim talihsizliğimiz.

Not: Cibalikapı Balıkçısı Moda’ya teşekkürlerimizle…