Ottawa’yı bilir misiniz? Kanada’nın dördüncü büyük şehri ve aynı zamanda da başkenti. Ottawa Nehri’nin Ontario tarafında kurulmuş olan kentte iki dil konuşuluyor; İngilizce ve ikinci dil olarak Fransızca. Her iki dil de yasal olarak beraber kullanılıyor ki, bunu kamuya açık alanlarda görebilirsiniz. Bu arada Ottawa’nın eyalet kapsamında bir belediye bölgesi olduğunu da not düşelim ve başlayalım.

Ottawa’nın belleğimdeki ilk fotoğrafı: Rideau Kanalı’nda buz pateni yapan insanlar. Dünyanın en uzun buz pateni pisti olarak UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alıyor bu kanal. Ciddi soğuk kış mevsimi kentte yaşamı çok etkiliyor. Şehirliler de kanalda buz pateni yaparak ruhlarında yazı yaşatıyorlar haliyle. Sadece bir spor da değil onlar için üstelik; kışın buz pateni günlük yaşamın bir parçası haline geliyor. Mesela, evden işe giderken bir ulaşım aracı buz pateni. Ya da sevdiğine ilan-ı aşk ederken bir romantizm yöntemi. Henüz yürümeyi bilmeyen bebeklerin buz pateni yapmaya başladığını görmek de çok tatlı bir seyir. Kısacası, Ottawalılar için buz pateni yaşamlarının olmazsa olmaz bir parçası.

12 yıl boyunca Kanada’da yaşamış biriyim fakat özellikle kış yaşamına ve alışkanlıklarına adapte olamadım. Buz pateni yapmayı pek bildiğimi iddia edemem, diğer kış sporlarını da. Ancak uzaktan bakınca fazla sakin görünen şehrin insanının bu hoş yaşam biçimini görmek de güzeldi. İnsanların mutlu olduğunu gözlerinizle görmek başka türlü bir şey.

Toronto’dan Ottawa’ya

Kanada’nın yaşadığım bölgesinden Ottawa’ya yaptığım gezilerden bazı notları sizinle paylaşmak istiyorum:

Şehre organize turlarla gitmeye tercih ederseniz, araçların Parlamento Binası önünde sadece 20 dakika durduğunu bilmenizde fayda var. Ben Ottawa’ya özgürce gitmenizi tavsiye ediyorum, tur programlarına uyarak çok şey kaçırırsınız.

Parlamento Binası’ndan başka gezecek, görecek çok yer var. Fotoğraf makinenizi aman unutmayın.

Ottawa’da ziyaret edilmesi gereken yerler

Parlamento Binası (Parliament Hill): Kanada’nın politika merkezi. 1865’te tamamlanmış, 1916 yılında çıkan büyük yangından sonra da restore edilmiş. Bu binanın içinde farklı yapılar da yer alıyor. Ana binanın en yüksek yapısı olan Barış Kulesi (Peace Tower) örneğin.  Cam kaplamalı Parlamento Kütüphanesi de görülmeye değer. Binanın kubbesinin altında Kraliçe Victoria’nın mermer heykelini ve çevresinde Kanada’nın eski başbakanlarının heykellerini göreceksiniz.

Kanada Savaş Müzesi (War Museum): Kızılderelilerin zamanından günümüze tüm savunma araçlarının, silahların sergilendiği müze. 

– Uygarlık Müzesi (Canadian Museum of History): Kanada’nın en bilinen müzelerinden biri. Arkeoloji, etnoloji, tarih ve kültürel araştırmaları bu müzede görebilirsiniz.

Bilim ve Teknoloji Müzesi (Canada Science and Technology Museum): Ülkenin en büyük müzesi. Bu müzede oyun ve eğlence aracılığıyla bilimi sergiliyorlar. Antika araçlar da çok ilgi çekici.

– Kanada Doğa Müzesi (Canadian Museum of Nature): Kanada’nın ilk ulusal müzesi. Müthiş koleksiyonlar var; bitkiler, hayvanlar, mineraller, fosiller…

Kanada Ulusal Galerisi (National Gallery of Canada): Kanada sanatçılarının başyapıtları bu müzede görülebilir. Ayrıca modern ve klasik Avrupa sanatı koleksiyonları da yer alıyor.

Kanada Havacılık Müzesi (Canada Aviation and Space Museum): Havacılık tarihinin sergilendiği müzede çarpıcı (özellikle meraklısı için) bir gezinti yapacaksınız. Dünya savaşlarında kullanılan büyük savaş uçakları ile Britanya İmparatorluğu’nun 1909’daki ilk uçağı “Silver Dart” da bu müzede. 

Kanada Bankası Para Müzesi (The Bank of Canada Museum): Arthur Erickson imzalı bina oldukça etkileyici. Bakır iskeletin üzerindeki yeşil bakır bölüm, Parlamento binalarının bakır çatılarına saygı duruşunu sembolize ediyor. Müze kısmında 3 ton ağırlığında bir taş sikke var. Evet, bu müze para dolu; tarihin farklı dönemlerinden, çeşit çeşit.

Kanada Tarım Müzesi (Canada Agriculture and Food Museum): Tarım ve gastronomi ile ilgiliyseniz es geçmeyin derim.

Bytown Müzesi (Museum Bytown): Kentin koloni tarihini yansıtan pek çok eşya bu müzede yer alıyor.

Rideau Malikanesi (Rideau Hall): Genel valinin yerleşkesi olarak 20. yüzyıl başlarında kurulan malikâne.

Kanada Soğuk Savaş Müzesi (Diefenbunker Canada’s Cold War Museum): Başbakan John Diefenbaker’dan ismini alıyor bu müze. Ülkenin militarist tarafını güçlendirmek ve soğuk savaş halinde kullanmak için kurulmuş.

Ottawa’da müzeler haricinde yapılacak şeyler de var elbette. Mesela yürüyüş turları. Nehrin karşısındaki Gatineau parkları nefis. Bisikletçiler, bölgeye yaz seyahati yaptıysanız asılın pedallara burada. Ottawa bölgesinin bisiklet parkuru uzunluğu 170 kilometre.

Gece hayatı mı dediniz? Eski Hull bölgesinde renkli seçenekler var doğrusu. Wakefield kasabasını da not alabilirsiniz.

Kanada’nın başkentinde -dışarıdan göründüğünün aksine- çok renk var. Kışını az yaşadım ama yazı da, baharı da çok güzeldi. Hem belki bir gün ben de kanalda paten yaparak bir Ottawalı gibi tadını çıkarırım. Kim bilir…

Manşet fotoğrafı www.ottawatourism.ca adlı siteden alınmıştır. Belleğimdeki kareyi tam anlamıyla yansıtan bir fotoğraf paylaşmak istedim sizinle.