Hayırlı pazarlar!

Bu hafta bir seyahate çıkıyoruz: Bir yanımızda reggae ve dub, bir yanımızda punk; Doğu’nun meşhur kentlerine, İstanbul’a, Kahire’ye yollanıyoruz…

Peki, bu yolculukta bize kimler eşlik ediyor? Aslında o kadar kalabalık değiliz. Bizimle beraber hepi topu üç isim var: İngiltere’den The Specials ve Madness grupları, bir de bizim şahaneler şahanesi BaBa ZuLa!

The Specials‘tan “Gangsters” ile başlıyoruz yolculuğumuza. Sonra Madness‘tan “Night Boat To Cairo” geliyor. Ardından BaBa ZuLa‘dan “Gerekli Şeyler”, arada yine Madness‘tan “Swan Lake” ve bir kez daha BaBa ZuLa: “Alexander (Dub)”. Kapanışı ise The Specials‘tan “Ghost Town” ile yapıyoruz…

Buyurun Pazar Şarkıları #14’e…
Keyifle dinleyip okuyasınız!

Haftanın Playlist’i

 

THE SPECIALS – Gangsters (1979)

The Special AKA adıyla da bilinen The Specials 1977 yılında kurulduğunda İngiltere punk ve post-punk ile sallanıyordu. Bu arada bazı gruplar da punk’ın enerjisini reggae, funk, ska gibi Kara müziklerle birleştirmeye başlamıştı. Bunların en meşhuru The Clash’tir ama The Clash hiçbir zaman müziğinin merkezine reggae’yi, ska’yı oturtmadı. The Specials’ın olayı ise tıpkı kendinden bir yıl önce kurulan Madness gibi, reggae ve ska gibi müziklerle punk’ı birleştirmekti; yani The Specials’ın müziği tamamen bunun üzerine kuruluydu. Bu müzik tarzı, “2-Tone” olarak nam saldı. Dönemin çoğu 2-Tone grubunun biricik adresi de The Specials’ın klavyecisi Jerry Dammers’ın kurmuş olduğu plak şirketi 2-Tone Records’tu.

“Gangsters” kırkbeşliği hem The Specials’ın hem de 2-Tone Records’un ilk plağı ve aynı zamanda ilk hitiydi. Şarkı kısa sürede Birleşik Krallık listelerinde yukarılara tırmanmayı başarmıştı. Yıl 1979. The Specials’ın ilk albümü de aynı yıl yayınlandı.

Komiktir, “Gangsters” şarkısının ortaya çıkışı tamamen bir yanlış anlaşılmadan kaynaklanıyor: The Specials grubu Fransa’da turnedeyken, kaldıkları otelde bir şeyler kırılıp dökülüyor… Otel yönetimi de bundan The Specials’i sorumlu tutuyor. Halbuki başka bir İngiliz grubun halt yemesi! Tartışma alevleniyor, otel yönetimi polisi de aramaya kalkınca bizim The Specials, “Elin toprağında ele gider yapmayalım!” deyip zararı ödüyor. Hatta gitarlarını da emanet bırakıyorlar… İşte, “Gangsters” şarkısı bu mevzuyu anlatıyor.

Bir de şarkı, başta The Specials ve Madness olmak üzere tüm 2-Tone gruplarını derinden etkileyen ska ve rocksteady ustası Prince Buster’a bir saygı duruşu niteliği de taşıyor. Zira şarkı kendine Prince Buster’ın “Al Capone” şarkısını temel alıyor, onun üzerinde yükseliyor.

MADNESS – Night Boat To Cairo (1979)

Madness, The Specials ile beraber en önemli 2-Notes gruplarının başında geliyor. “Night Boat To Cairo”, 1979 tarihli ilk albümleri One Step Beyond…‘dan bir parça. Ayrıca grubun Work, Rest and Play (1980) EP’sinde de yer alıyor.

Şarkı, Nil Nehri’nde kaybolan bir denizcinin öyküsünü anlattığından zaten daha en baştan tuhaftır. Ama bir de klibi vardır ki, o tuhafların şahıdır! Profesyonellikten hiç nasibini almamış bu klip, korkunç eğlencelidir. İzlemeden geçmeyiniz!

Şarkı tuhaflığının ve eğlenceli oluşunun yanında, aslında oldukça zengin ve güçlü bir parçadır. Nefis saksafon partisyonları vardır, ara ara keman kendini duyurur… Şarkının nakaratı ise yoktur ve üstelik şarkının ismi sadece en başta geçer, o da bir haykırış şeklinde.

Bu arada, bir de not: Güzide ska grubumuz Athena da bu şarkıyı vakti zamanında sahnede çalmıştır.

BABA ZULA – Gerekli Şeyler (2005)

Onların The Specials’ı, Madness’ı varsa bizim de BaBa ZuLa’mız var, behey!

1996 yılında Zen grubundan ayrılan Murat Ertel ve Levent Akman tarafından kurulan BaBa ZuLa, o zamandan bu zamana saykedelik yollarda Abdülcanbaz yürüterek âlemi serhoş ediyor.

BaBa ZuLa’nın müziğinde reggae, ska ve dub etkisi oldum olası vardır. Ayrıca, onları sahnede izleyenler bilir ki bir punk tavırları da vardır. Hatta öyle vardır ki, size de sirayet eder; bir BaBa ZuLa konserinde ruhunuz sınırlarını yıkıp geçer… Bu yüzden, Pazar Şarkıları #14’e hiç de yabancılık çekmeyeceklerdir!

Ben BaBa ZuLa’yı 2005 yılında tanıdım, 11 yaşındaydım. Arabımızda mütemadiyen yeni çıkmış Duble Oryental albümleri çalardı. BaBa ZuLa’nın meşhur yapımcı Mad Professor’le yaptığı bu albüm, Özkan Uğur’dan Hüsnü Şenlendirici’ye bi’ dolu önemli ismi de konuk etmiştir, bir nevi all-star! Ayrıca, birçok popüler BaBa ZuLa şarkısı da bu albümdendir: “İstanbul Çocukları”, “Pırasa”, “Özgür Ruh”, “Bir Sana Bir De Bana” ve tabii ki bizim de listemizdeki “Gerekli Şeyler”…

Vokallerini Özkan Uğur ve Görkem Yeltan’ın yaptığı “Gerekli Şeyler”de Sly Dunbar davul, Robbie Shakespeare bas çalar. Reggae sevenler bu ikiliyi Sly & Robbie olarak mutlaka bilirler. İkili Peter Tosh ve Augustus Pablo gibi önemli reggae müzisyenlerinin yanı sıra Bob Dylan ve The Rolling Stones gibi efsanelerle de çalmıştır. “Gerekli Şeyler”e de pek yakışmışlardır.

MADNESS – Swan Lake (1979)

Yine Madness ve yine ilk albümleri One Step Beyond…‘dan bir parça: “Swan Lake” – namı diğer “Kuğu Gölü”.

Hangi sorunun geleceğini tahmin ediyorum: “Hangi ‘Kuğu Gölü'”diyeceksiniz, “hani şu balesi olan mı?” Aynen o! Tchaikovsky’nin meşhur balesi… 60’lı yılların sonunda müzik yapan İngiliz ska grubu The Cats 1968 yılında bu nefis müziği yorumlamıştı. The Cats sonra kaybolup gitti ama birçok hit parça yapan Madness grubu The Cats’in “Swan Lake” yorumunun kaybolmasına müsaade etmedi ve aldı bu yorumu, yeniden düzenleyip One Step Beyond… albümünde çaldı.

Şarkının sonunda “Cats!” diye bir haykırış duyarsanız, ki duyacaksınız, bundandır -bir nevi saygı duruşu! Vefalı gruptur Madness.

BABA ZULA – Alexander (Dub) (2007)

2007 yılında çıkan Roots (Kökler) albümü, BaBa ZuLa’nın en ilginç albümlerindendir, gerçi hepsi birbirinden ilginç! Her albümü konuk sanatçılarla dolu BaBa ZuLa, bu albümdeki biraz kendi başına takılmış, konuk olarak bir tek o nefis sesiyle Brenna MacCrimmon’ı almıştır. Ancak bununla beraber, grup bu sefer bir Uzak Asya yolculuğuna çıkmıştır. 2007 baharında BaBa ZuLa ilk defa Japonya’da çalmış, bu yolculuğun neticesinde Uzak Asya teknikleri de BaBa ZuLa müziğine sirayet etmeye başlamıştır. Albümdeki “Japon Halayı” parçasını da herhalde buna borçluyuz…

Biz şimdi gelelim “Alexander”a, namı diğer “İskender”e. Şarkının iki versiyonu var: Biri, bizim listemizdeki enstrümantal & dub versiyonu. Diğeri ise sözlerini de içeren, uzun versiyonu. Adından da tahmin edileceği üzere şarkı Büyük İskender’i konu alıyor, daha doğrusu, Diyojen’in Büyük İskender’e verdiği o meşhur, “Gölge etme, başka ihsan eylemem,” cevabını!

Listemizdeki versiyonunda sözler yok ama ben bu güzel hikâyeye kıyamadığımdan, sözleri de kardeşimin çizimleriyle buraya alıvereyim dedim. Bir ödev için hazırlamıştı, ödevi veren hocasına da teşekkür edelim, bize yaradı!

Öyleyse size de hem iyi dinlemeler, hem iyi okumalar; buyurun, Erdem Bayrakçeken imzalı iki sayfalık kısa çizgi öyküyü de buradan indirebilirsiniz.

Not: Buradan sevgili BaBa ZuLa’ya sesleniyorum, lütfen daha çok konserde “İskender”i çalın!

THE SPECIALS – Ghost Town (1981)

Bu şarkıyı bir yerlerden hatırlıyorsunuz ama, acaba nereden, değil mi?.. Sizi merakta bırakmayacağım: The Specials’ın muhtemelen en meşhur şarkısı olan “Ghost Town”, Guy Ritchie harikası Snatch (2000) filminde yer alıyor! Zaten Guy Ritchie filmlerinin müzikleri, abartmıyorum, Tarantino’nunkilerle yarışır.

Şarkı, neşeli deseniz değil, hüzünlü deseniz değil; değişik bir havaya sahip. Tıpkı 1981 İngiltere’si gibi, bunu ben demiyorum, şarkının yazarı Jerry Dammers diyor: “Bir kentten diğerine seyahat ediyordun ve oralarda olan bitenler korkunçtu. Liverpool’da tüm dükkânlar kapanmıştı, her yer kapanıyordu… Turnedeyken buna tanık oluyorduk. İnsanların öfkesini görebilirdiniz. Glasgow’da, sokaklarda ihtiyar kadınlar vardı, ev eşyalarını, bardaklarını, fincanlarını satıyorlardı. İnanılmazdı. Bir şeylerin yanlış gittiği apaçık ortadaydı, apaçık!”

“Ghost Town” işte, böyle bir havada yazılmış, kaydedilmiş bir şarkı; hayalete dönmüş kentlerin, kasabaların havasında! İngiltere’de ekonomi ciddi şekilde sallanır, öte yandan Margaret Thatcher önderliğinde neoliberalizm yükselirken… O Margaret Thatcher ki, “Ghost Town”ın kaydedildiği günlerde işsizlikten, suç dolu sokaklardan, evsizlikten illallah edip nihayet ayağa kalkan Brixton halkını korkunç bir polis şiddetiyle ezmiştir. “Ghost Town”ın Brixton Ayaklanması’nı anlattığı söylenir ama bu doğru değildir; şarkının kayıtları, ayaklanmadan birkaç gün önce başlamıştır. Yine de biz bu şarkının Brixton Ayaklanması’nı anlattığını da düşünebiliriz. Çünkü şarkıda anlatılan, Brixton halkının da yaşadıklarıdır.

Müzik böyle bir şey; hayatı hiç ıskalamıyor.

Playlist’in linki burada.

Önceki Pazar Şarkıları burada.