Özellikle Instagram hesabının renkli yapısı ve diliyle fark yaratan isimlerin başında geliyor Burak Kan. Siz onu muhtemelen GuruKafa olarak tanıyorsunuz. Sevgili Burak ile sosyal medyayı, sosyal medya fenomenliğini, bu işin inceliklerini, olmazsa olmazlarını konuştuk.

Yakında daha fazla video içeriğiyle göreceğimiz Burak, “İnsanların sizi takip etmesi için özel bir içerik yaratmak ve yılmadan içerik çıkarmak zorundasınız. İlklerden olmak en önemliydi. Şimdi önemli olan, kimleri takipten çıkaracağımız,” diyor…

Instagram dünyasında, özellikle de yeme-içme ve seyahat alanında hatırı sayılır bir ünün var. Önce kullandığın isimle başlayalım. Neden GuruKafa? Bu ismin bir öyküsü vardır sanırım…

Benim bu hesabı açarken ilk hedeflerimden biri her işin bir gurusu/uzmanı ile vakit geçirmek ve onun işi ya da uzmanı olduğu hobi alanı hakkında 1 gününü aktarmaktı. Birçok insan var etrafımda yelken gurusu, viski gurusu, seyahat gurusu vs… Bu insanların hayatını merak edenlerle guruları bir araya getirmekti amacım. Şu an hesabımda yemek ağır bastı biraz ama yeni bir mecrayla (YouTube gibi) tekrar bu hayalime dönmek istiyorum.

“Şimdi önemli olan, kimleri takipten çıkaracağımız”

Sosyal medyayı en faal kullanan isimlerin başında geliyorsun. On binlerce takipçin, bir o kadar da hayranın var. Bu işin sırrı nedir? Neyi, nasıl yaptın da bu kadar popüler oldun?

En önemli faktör, yazdığınız ya da paylaştığınız mecrada ilklerden olmak veya yazdığınız konudan ilk sizin bahsediyor olmanız. İnsanların sizi takip etmesi için özel bir içerik yaratmak ve yılmadan içerik çıkarmak zorundasınız. Bugün 100 bin ya da 1 milyon takipçiye sahip bir hesap, hesabını kapatıp başka bir hesap açsın, bu kadar yükselemez. İlklerden olmak en önemlisi. Örnek olarak; Instagram’da ilk zamanlar kimleri takip ettiğiniz önemliydi. Birbirimize sorardık, kimi takip edelim diye. Şimdi önemli olan, kimleri takipten çıkaracağımız. (Gülüyor)

Benim naçizane sende gördüğüm; bir lokantayı veya yemeği aktarırken takipçilerine, işini çok ciddiye alman, titizlikle çalışman. Bizzat şahit oldum. Fotoğrafların çok iyi mesela. Bir de samimisin. Katılır mısın? Seni, diğerlerinden ayıran özellikler nelerdir bu âlemde?

Yazı dili olarak çok fazla resmi veya editöryal bir dil kullanmayı tercih etmiyorum, yani bir masada arkadaşımla nasıl konuşuyorsam öyle yazıyorum. Bu bazen devrik bir cümle yaratabiliyor ama okuyan insanla konuşmak gibi geliyor bana. Özel bir dosya veya çalışma yazılacaksa daha dikkat ederek yazarım tabii ki ama genel olarak kamu spotu gibi konuşmam. Fotoğraf konusunda da bir tabağın videosunu ya da fotoğrafını defalarca çekiyorum. Çok mesai harcaya harcaya otomatik olarak gelişti sanırım bazı kabiliyetler…

“Her boşluk, bir şekilde doldurulur”

Basının kabuk değiştirmesi, sosyal medyanın hayatımızda bu kadar öne çıkmasıyla sen ve senin gibi işini layıkıyla yapanların yıldızı parladı ama çok kötü örnekler de var sosyal medyada. Sen nasıl görüyorsun bu durumu?

Bu konuda şöyle bir sıkıntı var: Basın kabuk değiştirirken, “Ben bu yeni alana güvenmiyorum, sosyal medyada yokum, kusura bakmayın,” diyen basın mensupları yüzünden boşlukları ilginç karakterler doldurdu. İşini layıkıyla yapan-yapmayan diye ayırmadan söylüyorum; her boşluk, bir şekilde doldurulur. Basın gibi etik değerler gözeten bir meslek grubu, “Ben yokum,” derse sonuç bu oluyor. Bir de şöyle de bir gerçek var; insanların yataktan kalktığında ilk yaptığı şey, telefona bakmak. Yataktan kalkıp TV veya gazeteye ulaşana kadar geçen sürede alacağını çoktan almış oluyorlar. Her alanda olduğu gibi iyi örnekler de kötü örnekler de bir şekilde ayrılır ama sosyal medyada bu biraz yıkıcı olabiliyor. Çünkü akıllı telefonu olan herkes, medya patronu.

Doğrudan sosyal medyadan girdik. O dünyanın arkasında ne var peki? Burak Kan kimdir? Nereden geldi, nereye gidiyor?

Aslında makine mühendisiyim. Kafe-restoranların dış mekânlarında kullandığı alttan ısıtmalı masaları (sıcak bahçe) ilk üreten firmayız. Ortağımla bu işle ilgileniyoruz.

Hayatını bu kadar kişinin önünde yaşamak yorucu olmuyor mu kimi zaman? Ben ne yapıyorum dediğin oluyor mu mesela bazen?

Bu aralar sıklıkla oluyor. Bu yüzden biraz vites küçülttüm…

Börek ve köfteye dayanamıyor

Bildiğim; sürekli seyahattesin. Kaç ülke oldu bugüne kadar? Nerelere gittin? Gittiğin yerlerde en çok neyi sevdin? Fırsatın olsa nereye gitmek, nerede yaşamak isterdin?

Gittiğim yerlerde genelde yerel tatları denemeyi seviyorum. Sakinliği ve atmosferi için San Sebastian’ı, dünyanın her yerinden bir lezzet barındırdığı için Dubai’yi, yürümek çok keyifli olduğu için Barcelona’yı çok sevdim…

Yeme-içme ve seyahat, senin için vazgeçilmez. Sormadan geçmeyeyim; hangi yemeğe dayanamıyorsun? Unutamadığın, her fırsatta yeniden gitmek istediğin ülke veya yöre neresi?

Benim için börek ve köfte vazgeçilmezlerden. Bu yüzden Balkan topraklarına her zaman yeniden gitmek istiyorum.

Yakın geleceğe dair planlarınla kapatalım istersen… Bundan sonra seni nerede göreceğiz? Sosyal medya ile birlikte yapmak istediğin neler var?

Bundan sonra daha çok video içerik üretmek istiyorum. Bu konuda sanırım rotayı YouTube’a çevireceğiz. Farklı farklı konseptlerde 3-4 YouTube projem var…

Burak Kan’ı, Instagram ve YouTube adreslerinden takip edebilirsiniz…