Herkese iyi pazarlar!

“İngiliz futbolu için ’66 harika bir yıldı. Eric (Cantona) doğdu,” diye bir laf vardır. 1988 de İngiliz müziği için harika bir yıldı: The Stone Roses “Elephant Stone”, Happy Mondays “Wrote For Luck” teklilerini yayınladılar. İkisi de listelere giremedi ama Manchester kentinin adından “n” harfini atıp yerine “d” harfini getirecek o meşhur çılgınlığın anne ve babası oldular: MADCHESTER.*

The Stone Roses ve Happy Mondays’i, Inspiral Carpets’tan The Mock Turtles’a, The Charlatans’tan The Farm’a onlarca grup izledi. Başta Manchester kenti, tüm İngiltere yeni bir müzik ve altkültürün doğuşuna sahne oldu. Madchester, Manchester’ı aşarak büyüdü. Sanki gizli bir el 60’ların saykedelik ve garage müziğini alıp Dr. Brown’un DeLorean’ına bindirmiş ve 90’lı yıllara yollamıştı. Bu arada yolda Afrika’ya ve Amerika’ya da uğramışlardı! Böylece 80’lerin sonunda başlayıp tüm 90’ları ve dahi 2000’li yılları etkileyen Madchester kültürü ve müziği doğmuştu. Saykedelik, garage, dub, funk, house ve bazen hiphop aynı çuvaldaydı! Bu yüzden Madchester sound’una “baggy” dediler, “çuval” demektir, ki Madchester akımına kendini bırakan gençler de çuval gibi bol pantolonlar, tişörtler giymeye başlamışlardı. Bu yüzden “baggy” sözcüğü Madchester çılgınlığı için çok önemlidir.

Uzatmayayım. Yaz yaklaştı mı benim de içimde bir Manchester ayaklanır, Madchester’a dönüşür. Dışarıya adımımı Happy Mondays şarkıları mırıldanarak atıyorum şimdi ben. Pazar Şarkıları #19’u bu dönemden şarkılara ayırmam işte bundandır.

Bugün Madchester sahnesinden tam altı şarkı var cebimde: Black Grape‘ten “Reverend Black Grape”, The Charlatans‘tan “The Only One I Know”, Happy Mondays‘ten “Step On”, Inspiral Carpets‘tan “Song For A Family” ve “This Is How It Feels”, son olarak da The Farm‘den “Groovy Train”.

Buyurun Pazar Şarkıları #19’a…
Keyifle dinleyip okuyasınız!

* Mad: çılgın (İng.)

Haftanın Playlist’i

 

BLACK GRAPE – Reverend Black Grape (1995)

Happy Mondays, 1993’te dağılınca grubun vokali ve esas elemanı Shaun Ryder ile danslarıyla meşhur Bez, önce Ruthless Rap Assassins grubundan rapçi Kermit ve davulcu Ged Lynch’i, sonra da Paris Angels’ın eski gitaristi Wags’i, flüt üfleyen Dirtycash’i ve bir başka rapçi Psycho’yu bulmuştur. Bu buluşmadan da 90’ların en eğlenceli gruplarından Black Grape doğmuştur!

“Reverend Black Grape”, grubun ilk teklisidir ve listelerde en tepeye kadar yükselen It’s Great When You’re Straight… Yeah (1995) albümünde yer alır. Şarkı piyasaya çıktığında epey gürültü koparmıştır zira Shaun Ryder sözünü sakınmayan bir şarkı yazarıdır ve “Reverend Black Grape”te şöyle demiştir: “Ah, Papa Nazilerle beraber / onların pisliklerini temizler / Tablolar ve altınlar karşılığında / yeni adresler verir onlara!”*

Şarkı, Hitler’in bir mitinginden kısa bir ses parçası da içerir. Hemen bu alıntıladığım dizelerin ardından, “Heil, Hitler!” sloganı duyulur. Ayrıca bir ilahiden ödünç dizeler de vardır.

Yani şarkı her yanıyla, “Beni tartışın!” diye bağırmaktadır. Shaun Ryder kopan tüm gürültüyü izlerken ne eğlenmiştir kim bilir…

* “Oh, Pope he got the Nazis / to clean up their messes / In exchange for gold and paintings / he gave them new adresses”

THE CHARLATANS – The Only One I Know (1990)

The Charlatans, ülkemizde en sevilen Madchester gruplarından biridir. İki yıl kadar önce İstanbul’da bir konser de verdiler. 1989 yılından bugüne, tabii arada birkaç üye değişikliyle Madchester’ın en uzun soluklu gruplarından da oldular. Gerçi bugün The Stone Roses’tan Happy Mondays’e, birçok efsane Madchester grubu halen sahnelerde ama geçen zamanda uzun aralar verdikleri oldu.

“The Only One I Know” grubun ikinci teklisi. İlk albümleri Some Friendly (1990)’den. Deep Purple’ın -hepimizin bayıldığı, bayılmayanları uyardığı- “Hush” (1968) şarkısından ödünç aldıkları klavye riffi ve The Byrds’ün “Everybody Has Been Burned Before” (1967) şarkısından ödünç, “Herkes yanmıştır önceden / Herkes bilir acıyı”* dizeleriyle Madchester’ın 60’lara uzanan köklerini de pek açık gösteren bir şarkı “The Only One I Know”.

Maalesef bu şarkının yaratıcılarından ve grubun klavyeci 1996 yılında, daha 33 yaşındayken bir trafik kazasında hayatını kaybetti.

* “Everybody has been burned before / Everybody knows the pain”

HAPPY MONDAYS – Step On (1990)

Mevzubahis Madchester ise Happy Mondays’i anmadan geçemezsiniz. Shaun Ryder’ın kafa bin beş yüz vokali ve dünyalarüstü şarkı yazarlığı, kardeşi Paul Ryder’ın zıpzıp basları… Bez’in Bezliği! Öyle ki “Step On”un da yer aldığı Pills ‘n’ Thrills and Bellyaches (1990) albümünün iç kapağında Shaun Ryder – Vocals, Paul Ryder – Bass falan yazarken Bez – Bez yazmaktadır. Çünkü gerçekten, Bez’in yaptığı Bezliktir. Onu dansçı sayabilirsiniz ama hiçbir grupta bir dansçı bu kadar önem arz etmez. Bez, Happy Mondays için Shaun Ryder’dan ya da Paul’den daha önemsiz değildir. O, Happy Mondays’in vücut bulmuş halidir. Gözleri saykedelik, ayakları funk’tır; elleri house, başı hiphop’tır… Çok yaşa Bez!

Bez

Gelelim “Step On”a… “Step On”, Happy Mondays’in en bilindik iki üç şarkısından biri. Benim de en sevdiğim, “Wrote For Luck” ile beraber. “Step On”u dinlerken kendimi Bez dansları yaparken bulduğum oluyor… Öyle insanı avcuna alan bir şarkıdır.

1990 yılında önce tekli olarak yayınlanmış, sonra da Happy Mondays’in sanıyorum en iyi albümü Pills ‘n’ Thrills and Bellyaches‘te arz-ı endam etmiştir.

Aslında şarkı Güney Afrikalı şarkıcı John Kongos’un “He’s Gonna Step On You Again” (1971) şarkısının bir yorumudur ama bu şarkının tüm yorumları içinde en özgün olanıdır. Bir gün orijinalinden meşhur şarkıları sayacak olursak “Step On” da listede mutlaka yerini alır. Hem de en tepelerde.

Bu arada şarkı, beyazların Afrika’daki yerli topraklarına el koymasıyla ilgili protest bir şarkıdır aslında. Şöyle der: “Ey yağmurcu, uzaklaş o heriften / Biliyorsun alacak topraklarını elinden!”

INSPIRAL CARPETS – Song For A Family (1990)

Inspiral Carpets, Madchester’ın en iyi klavye kullanan gruplarının başında geliyor. Zaten grubun sound’unu oluşturan en önemli unsur da kullandıkları Farfisa org ile Graham Lambert’ın 60’ların garage ve saykedelik müziğinden el almış gitar tarzı.

Life (1990), 1989 tarihli demo albümleri Dung 4‘u saymazsak grubun ilk albümü. Listelerde tepelere de çıkıyor ve Madchester dendi mi akla ilk gelen albümlerden oluyor. Ama grup aslında 1983 yılından itibaren müzik yapıyor. Hatta Oasis’ten bildiğimiz Noel Gallagher, epey bir süre grupla takılıyor, teknisyen olarak çalışıyor falan.

“Song For A Family” de Life albümünden bir parça, hem de en iyilerinden… Inspiral Carpets’ın klavye kullanımındaki başarısına da şahane bir örnek. Farfisa orguyla Clint Boon fırtınalar estiriyor, aman Allah çektiriyor insana.

INSPIRAL CARPETS – This Is How It Feels (1990)

Inspiral Carpets’ın belki en meşhur şarkısıdır, yine Life albümünde yer alan “This Is How It Feels”. Sakin, huzurlu tınlayan bir şarkı da olsa aslında sorunlu bir evliliği anlatır.

“This Is How It Feels” grubun ilk hitlerindendir. Bugün hâlâ radyolarda çalınır, orada burada insanın kulağına çalınabilir. Akılda kalıcı bir melodisi, fark ettirmeden insanı çarpan davulları vardır. “This Is How It Feels”, nasıl başlayıp bittiğini anlamadığınız şarkılardandır.

THE FARM – Groovy Train (1990)

60’larda İngiliz pop’u için en önemli kent, herhalde Liverpool’du. Çünkü The Beatles, Liverpool’dan çıkmıştı! 80’ler ve 90’lar Madchester sayesinde Manchester’ın adıyla anılsa da Liverpool hiçbir zaman sahneden çekilmedi. Madchester sahnesinin bir önemli grubu The Farm, 1983 yılında Liverpool’dan çıktı. Çıktıktan yedi yıl sonra da Spartacus (1990) albümüyle dansseverlerin büyük sevgisine mahzar oldu. Zira The Farm, Madchester sahnesinin -Happy Mondays, Black Grape gibi gruplarla beraber- en dans müziğinden el almış grubuydu. Ayrıca başta Madness, 2-Tone gruplarından da etkilenmişlerdi. Zaten Spartacus albümünün yapımcılarından biri de Madness grubundan Graham McPherson’dı.

Bizim listemizdeki “Groovy Train” de işte bu albümden, Spartacus‘ten bir tekli. Zaten aynı albümdeki “All Together Now” ile beraber grubun en meşhur şarkısı. Parça, Keith Mullin’in tatlı ve akılda kalıcı gitarıyla açılıyor. Bu melodi, şarkı boyunca arada bi’ kendini gösteriyor. Zaten biz de daha ilk duyduğumuzda öyle seviyoruz ki, göstersin diye bekliyoruz.

Playlist’in linki burada.

Pazar Şarkıları arşivi burada.