Uzmanlık alanı Anadolu yemekleri olan Seraf Restaurant, uzun süredir denemek istediğim bir mekândı. Bağcılar’ın incisi olmaya aday Seraf. Yemekleri kesinlikle lezzetli ama fiyat politikaları konusunda biraz düşünmeleri lazım…

Şirket yemekhaneleri ve lezzetleriyle ilgili isyanımdan daha önce de bahsetmiştim. Neden kötü olmak zorundalar, neden? Sonuç olarak esnaf lokantalarında da benzer bir yapı var ama esnaf amcalara yemek yapan bu mekânlarda gayet güzel karnınızı doyurabiliyor, o lokantalardan keyif olabiliyorsunuz. Her neyse… Yaramı, yaramızı daha fazla deşmeyeyim. Konumuza döneyim.

Ramazan ayının yaklaşmasından dolayı, şirkette yememek için bayağı bir çaba içerisindeydim. Sonuç olarak 1 ay öğle yemeği, sabah kahvaltısı yapamayacaktım ve bu son günlerde güzel yemeklerle midemi beslemek istiyordum. Farklı bir mekânda yaşadığım rezaletten sonra Ergin ile soluğu Seraf’ta almaya karar verdik.

Marketi de var

Seraf Restaurant, bizim şirketin arka sokağında sayılabilir. O kadar yakın. Açıkçası açıldığı günden beri denemek istiyordum. Okuduğum yazılarda, uzmanlık alanlarının Anadolu yemekleri olduğunu öğrenmiştim. Tek bir yöreye takılmayıp birden fazla bölgeyi bağırlarına basmışlardı. Mide Lobisi’nden bir arkadaşımın katıldığı tadım da bunu fazlasıyla destekliyordu.

Restoranın giriş katında sizi küçük bir organik market ve kasap karşılıyor. Ondan sonra sizi asansörle yukarı buyur ediyorlar. Marketteki ürünler, öyle çok pahalı sayılmaz hatta zeytinyağlarının fiyatları uygun gelmişti. Yemeğinizi yedikten sonra küçük bir tur atmakta fayda var. İstiyorsanız öncesinde de bakın ama durduk yere yemeğe, mutluluğa varan süreyi ötelemeyelim. Hem tok bir şekilde gezmek daha zevkli olacaktır.

Pamuk gibi…

Ergin ile Süryani içli köftesi, lahmacun, acısız zırh kebabı (Adana) ve saç tava sipariş ettik. Narlı roka salatası da istedim ama ellerinde nar yokmuş. Mardin’e gittiğimden beri kendisine hasretim. Kavuşmak, sanırım başka bir bahara kaldı.

Genelde gittiğim yerlerde saç tava yemiyorum. Ya pişirilme şekli yüzünden ya da kullanılan et yüzünden, hep sert et yemek zorunda kalıyordum. Bu kez değişiklik yapıp denemeye karar verdim. Allahım! Gelen et, pamuk gibiydi. Kendi yaptıkları ekmeklerle servis ediyorlar. İlk çataldan sonuncusuna mükemmel bir et yedim. Sadece biraz acıydı ama olsun. Lezzetle gömdüm. Gene olsun, gene gömerim. Sonuçta ayran diye bir şey icat etmişler. Yandığım zaman basıyorum. Saç tavanın ederi, 39 TL.

Adana kebabı ise satır kıymasından yapılmıştı ve gerek yağ dengesi gerekse etin lezzetiyle kesinlikle çok güzeldi. Bunun da fiyatı, 33 TL.

Antep lahmacunu ve Süryani içli köftesi

İçli köfte için genel tercihim kızartma olsa da, Süryani içli köftesini de severim. Mardin ziyaretimde bolca yemiştim. Seraf’ın mönüsünde de görünce siparişi verdim. Lezzetli, içi bol ve güzel pişirilmişti. Sadece biraz ufak geldi. Asıl sıkıntıysa fiyatındaydı. Bence o boyutta bir içli köfte için 9 TL çok fazla.

Lahmacunun malzemesi bol, hamuru ince ve lezzeti fazlasıyla yerindeydi. “İstanbul’da nerede lahmacun yiyelim?” sorusuna vereceğim ilk üç cevaptan biri olacağı kesin ama içli köftedeki fiyat sorunu lahmacunda da vardı. 15 TL ki bu bence lahmacun için biraz fazla. Özellikle 10 TL’ye başka bir yerde aynı kalitede (1-2 tık fazla da olabilir) yiyebileceğinizi düşünürsek…

Lezzet-fiyat performansı dengelenmeli

Bu fiyat dengesizliği, diğer yan ürün ve açıkçası içecekler için de geçerli. Misal manda yoğurdundan yapılmış ayran lezzetli ama bir bardak ayran için 8 TL nedir yahu! Ana yemeklerin fiyatlarıysa bence normal.

Son bir cümleyle toparlamak gerekirse yemekleri kesinlikle lezzetli ama fiyat politikaları konusunda şapkayı önlerine koyup biraz düşünmeleri lazım…

Adres: Mahmutbey Mah. Peyami Safa Cad. No: 38/D Bağcılar

Tel: 0 212 445 55 05

www.seraf.com.tr