Sözümüz, İstanbul’da kalanlara, tatiline daha çok olanlara ve tabii ki sanatla yatıp sanatla kalkanlara. Madem şehirdesiniz, şehrin tadını çıkarmaya ne dersiniz? Zorlu PSM, kaliteli yapımları ayağınıza getiriyor. Sinema, müzik ve diğerleri… Önümüzdeki dönemde de yine dolu dolu bir program bekliyor sanatseverleri. Ajandalarınızı hazır edin, başlıyoruz…

Aix-en-Provence Festivali, Zorlu PSM’de

II. Dünya Savaşı sonrası Cannes Film Festivali ve Avignon Tiyatro Festivali gibi sanatın ön plana çıktığı girişimlere, odak noktasına müziği alan bir festivalle ekleme isteği sonucu ortaya çıkan Aix-en-Provence Festivali 22 Temmuz’da sona erdi.

Bu önemli festivalin hemen ardından sahnelenen eserler, İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle açık havadaki Zorlu PSM Amfi’nin dev ekranında ücretsiz olarak sanatseverlerle buluşuyor. Gösterimlerin Türkçe altyazılı olduğu festivalin programına yakından bakalım:

Carmen (Georges Bizet)
26 Temmuz /Saat: 20:00

Hür doğdu, hür ölecek! Bazen puro üreten, bazen kaçakçılık yapan ama genelde âşık olan, komutan Don José’den bir asker kaçağı yaratırken, matador Escamillo ile de flört edebilen… İlk adı Carmen!

Prosper Mérimée, bu iki hece üzerine bir roman yazdı. Georges Bizet de operasının efsaneye dönüşeceği bir karakter yarattı: Tutkularından endişe duymadan, arzularına kulak veren ve aşkı yüzünden tüketilen firari tarafından bıçaklanarak ölümüne mahkûm edilen özgür bir kadın. Fakat bir mit, sonsuz sayıda okumaya açıktır.

Her ne kadar dünyanın en popüler operası haline gelmiş olsa da Carmen -her evrensel başyapıt gibi- hâlâ yenilikçi bir yaklaşımdan yararlanabiliyor.

Vizyoner yönetmen Dmitri Tcherniakov, Mérimée gibi José’nin gözünden Carmen’i bize gösterirken güçlü duygular yaşatacağını taahhüt ediyor. Ve titiz yönetimin yarattığı başdöndürücü girdaplara karşı, çarpık bir Pablo Heras-Casado’nun değneği altında, ölümle aşk arasındaki ezeli dans bir kez daha sahneleniyor…

The Rake’s Progress (Igor Stravinski)
02 Ağustos / Saat: 20:00

II. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’ye yerleşen Igor Stravinsky, bu dönemde İngiliz ressam William Hogarth’ın “A Rake’s Progress” olarak bilinen resim serisini keşfetti. Resimler, 18. yüzyılda İngiltere’deki bir özgürlük savaşçısının hayatını güçlü, gerçekçi, hicivsel bir ayrıntıda yeniden gözler önüne seriyor. Stravinsky de bu seriyi bir operaya dönüştürüyor.

Auden ve Kallman’ın yazdığı libretto, Nick Shadow’un Mephistophelian figürünü ekleyerek, Tom Rawewell’in hain ruhunu süsleyerek anlatıyor. Onu bir genelevden müzayedeevine götüren bir yolculuğun ardından, savaşçı kendini sonunda akıl hastanesinde buluyor. Müzik dili Mozart’ı anımsatırken, Rossini, Verdi ve Handel’e de referans veriyor. Ünlü çağdaş oyun yazarı Simon McBurney “A Rake’s Progress”i tekrar çizerken, Eivind Gullberg Jensen Stravinsky’nin eserindeki katmanları ortaya çıkarıyor.

Don Giovanni (Wolfgang Amadeus Mozart)
08 Ağustos / Saat: 20:00

Don Juan sırasıyla bir seks bağımlısı, bir özgürlük savunucusu ve “büyük bir lord ama kötü bir adam” olarak tasvir edildi. Bu efsanenin tüm tezahürleri arasında Mozart’ın operası, neşeli bir komedi ve metafiziksel bir öykü arasındaki çatışmayı yarattığı için hâlâ en zamansız versiyonlardan biri olarak kabul ediliyor. 200. yılında eser, tüm gücünü koruyor. Bu yeni üretimde, Jean-François Sivadier’in ultra teatral sahnelenmesi ve Jérémie Rhorer’in Mozart ekolüne ait yönetimi sayesinde başdöndürücü bir baştan çıkarıcılık ve arzu ortaya çıkıyor.

Erismena (Francesco Cavalli)
16 Ağustos / Saat: 20:00

Kâbusların esiri olmuş bir kral, büyüleyici ama hercai prensesler, sadakatsiz sevgilisini arayan, savaşçı kılığına girmiş bir kadın, sevgililerinden vazgeçmeden kraliçe olmak isteyen bir köle ve aşkın hayalini kuran eski bir hemşire… Erismena‘nın karakterleri, izleyiciye başdöndürücü romantik bir entrikanın sözünü veriyor.

Cavalli’nin bu eseri, ilk kez Venedik’te 1655’te sahnelenmişti. Cavalli’nin ateşli hayranlarından Maestro Leonardo Garcia Alarcon, nadiren sahnelenen bu eseri canlandırmak için yönetmen Jean Bellorini ile güçlerini birleştiriyor. Aryalar ve trajikomik durumların zenginliği ile Erismena, romantik ve insancıl bir opera sunuyor…

Son dönemin nitelikli Fransız filmleri, Zorlu PSM’de

Burada bitti mi sandınız? Daha yeni başlıyoruz desek… Sırada Zorlu PSM Amfi’de yine İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliği ile 28 Ağustos’a kadar sürecek Fransız sineması günleri var. 31 Temmuz’a gidelim önce.

Le Chat Du Rabbin/Hahamın Kedisi
31 Temmuz / Saat: 20:00

Yapım: 2011
Tür: Animasyon, fantastik, komedi
Süre: 100 dk.
Yönetmen: Antoine Delesvaux, Joann Sfar

Hahamın Kedisi, aynı adı taşıyan Sfar’ın çizgi roman serilerine dayanan, Joann Sfar ve Antoine Delesvaux’nun yönettiği, 2011’de yayınlanan bir animasyon filmi. Fransa’nın Oscar’ı olarak tanınan César Ödülleri’nde En İyi Animasyon Dalı’nda ödülün sahibi olan film, bir papağan yuttuktan sonra konuşma yeteneğini kazanan bir kediyi ve haham olan sahibinin öyküsünü anlatıyor. Kedinin hikâyenin anlatıcısı olduğu film, 1920’lerin Cezayir’inde geçiyor.

Hippocrate/Hipokrat
7 Ağustos / Saat: 20:00

Yapım: 2014
Tür: Dram, komedi
Süre: 102 dk.
Yönetmen: Thomas Lilti

Cannes Film Festivali’nde gösterilen César ödüllü yapım, başarılı bir doktor olacağına inanan Benjamin’in hikâyesini anlatıyor. Stajının ilk gününde işlerin beklediği gibi gitmediğini gören Benjamin, kendi sınırlarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor.

Fifi Hurle De Joie/Fifi Mutluluktan Ağlıyor
21 Ağustos / Saat: 20:00

Yapım: 2013
Tür: Belgesel
Süre: 96 dk.
Yönetmen: Mitra Farahani

İran’ın Picasso’su olarak adlandırılan Bahman Mohasses, 1950’lerde ülkesinin en saygıdeğer sanatçılarından biriyken devrimle beraber ülkesini terk etmek zorunda kalır. Eserlerinin çoğu da yok edilir. İzleyiciyi Mohasses’in bilinmeyen, renkli, çok yönlü kişiliği ve eserleriyle tanıştıran belgesel Roma’da bir otel odasında sürgünde yaşayan sanatçıyla yapılan uzun röportajı kapsıyor.

Vincent N’a Pas D’écailles/Vincent
28 Ağustos / Saat: 20:00

Yapım: 2014
Tür: Komedi, dram, fantezi
Süre: 78 dk.
Yönetmen: Thomas Salvador

İnsanlardan uzak, sessiz, sakin bir hayat süren Vincent, suya maruz kaldığında süper güçlere sahip olur. Lucie isimli bir kızla tanışıp ona âşık olan Vincent, sırrını sevgilisiyle paylaşır. San Sebastian Festivali’nde gösterilen Thomas Salvador imzalı fantastik drama, Uluslararası Bordeaux Bağımsız Film Festivali’nden Jüri Büyük Ödülü ile döndü.

Özgürlük Adası, Zorlu PSM Amfi’de

Yine bitmedi anlatacaklarımız: Sırada, Avrupa’nın en prestijli müzik festivallerinden Sziget var.

Festival, 25. yılında Sziget Türkiye işbirliğiyle gerçekleşecek ücretsiz canlı yayınlarla 9-16 Ağustos tarihlerinde Zorlu PSM Amfi’nin dev ekranına taşınıyor.

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de yer alan Óbuda Adası’nda (namı diğer “Özgürlük Adası”) gerçekleşen Sziget Festivali, her yıl 100’den fazla ülkeden gelen 500 binin üzerinde katılımcıyı ağırlıyor.

Sziget Festivali, 2017’nin en büyük çıkışlarından birine imza atan The Chainsmokers, müzik listelerini her albümüyle altüst eden ikili Macklemore & Ryan Lewis, yeni albümü For Crying Out Loud‘la büyük beğeni toplayan İngiliz grup Kasabian, pop tanrıçası Pink, Diplo’nun dev projesi Major Lazer, ünlü rapçi Wiz Khalifa, şairane şarkıcı-şarkı sözü yazarı PJ Harvey, indie rock’ın en önemli isimlerinden alt-J, bir diğer indie rock fenomeni Metronomy, indie rock’ın karanlık sularında yüzen White Lies ve çok daha fazlasının haricinde; başarısını yurtdışına taşıyan Gaye Su Akyol ve Bubituzak‘ı da ağırlayacak bu yıl…