İnsan türünün karanlık yüzünü, cinayetler başta olmak üzere suç olayları etrafında inceleyen, bunu zekice kurgular, karizmatik ve ilginç karakterler, akıl oyunları ile süsleyen polisiye edebiyat, bugün dünyada ve Türkiye’de her zamankinden daha çok seviliyor. Öyle ki Türkiye’de sadece polisiye kültürüne özel olarak hazırlanan bir dergi bile var artık. Adını Sherlock Holmes’ün kapı numarasından alan 221B Dergi, Ağustos-Eylül tarihli 10. sayısını, polisiyenin en verimli kalemi Georges Simenon’a ayırdı.

Dedektif Maigret karakterinin yaratıcısı olan bu müthiş kalem, Agatha Christie veya Arthur Conan Doyle gibi türün popüler yazarlarına nispeten az bilinse de özellikle üretkenliği ve Türkiye’yle kesişen hayat hikâyesi ile tanınmaya değer.

İşte, 221B Dergi’den derlediğimiz kısa notlarla Georges Simenon’a dair 8 ilginç bilgi. Çok daha fazlasına ulaşmak için derginin bu arşivlik sayısı dergi bayilerinde, online sipariş için dukkan.mylosyayingrubu.com adresinde ve Dergilik uygulamasında.

Bir Hayata 450 Eser

Boşuna “polisiyenin en üretken kalemi” denilmiyor ona. Simenon, 1903-1989 yılları arasındaki 86 yıllık ömrüne tam 450 ayrı eser sığdırmış. Günde 60 ila 80 sayfa yazma kapasitesine sahip olan yazar, Dedektif Maigret romanlarıyla tam 550 milyon okura ulaşmış bir yazar.

Niceliği Nitelikle Süsleyen Bir Edebiyatçı

“Yazarın üretkenliği yanında eserlerinin büyük bölümünün yüksek edebi niteliği de kimsenin inkâr edemeyeceği bir husustur ve başta André Gide ve François Mauriac olmak üzere çağdaşı pek çok yazar Simenon’u, ’20. yüzyılın en büyük Fransızca yazan romancılarından biri hatta birincisi’ kabul etmişlerdir. Simenon, polisiye romanı edebi bir tür olarak kabul ettirme çabasında unutulmaz hizmetleri olan bir yazardır. Çalkantılı yaşamı, edebi yeteneği ve polisiye romana getirdiği yeni çizgi, özellikle Maigret serisi dışındaki eserlerinde yarattığı Dostoyevski’ye özgü kahramanlar pek çok araştırıcı için inceleme konusu olmuş ve 20. yüzyıl edebiyatçıları arasında hakkında en çok eser yazılan yazarların başında gelmiştir.” (Erol Üyepazarcı, En Nitelikli ve Üre tken Polisiye Roman Yazarı: Georges Simenon 221B Dergi, 10. Sayı)

50 Bin Franklık İddia

1927’de yeni yayımlanması düşünülen bir gazete, Paris – Matin ile bir mukavele imzalayıp 50.000 Frank alır. Bu mukaveleye göre Simenon, gazete okurlarının seçeceği isim, kahraman ve konuya uygun bir romanı cam bir kafes içinde bir haftada yazıp bitirmeyi kabul etmektedir. Parayı alır almasına ama gazete çıkmayınca bu iddia gerçekleşmez. (Erol Üyepazarcı, En Nitelikli ve Üretken Polisiye Roman Yazarı: Georges Simenon 221B Dergi, 10. Sayı)

Dedektif Maigret Olarak Rowan Atkinson

Absürd komedi serisine adını veren Mr. Bean karakteriyle tanınan Rowan Atkinson’ı dedektif olarak düşünebilir misiniz? Düşünmeyin, zira düşünülmüşü var.

“Mr. Bean filmlerindeki eli kolu durmayan, ekranı jest ve mimiğe boğan adam gitmiş, çok az jest ve mimik yapan hatta çok az konuşan, ‘ekonomik’ bir oyuncu gelmişti. Nitekim Rowan Atkinson, Maigret rolüyle ilgili olarak şöyle diyor: ‘Yapabileceğimi düşündüğüm şey, Maigret’nin düşünceliliğiydi. O egoist, şovmen biri değil. Eksantrik veya acayip biri de değil.’ En dikkat çekici nokta, Rowan Atkinson’ın, üç filmde de neredeyse hiç gülmemesi.” (Mr. Bean’li Maigret’nin Dayanılmaz Ağırlığı, Barış Soydan, 221B Dergi Sayı 10)

Polisiyede Şok Yaratan Bir Bakış Açısı

Maigret için soruşturma sırasında her şey oldukça açık olsa da ve deneysel metot kullanılarak anlaşılabilse de katilin suçluluğu hiçbir zaman bu şekilde anlaşılamaz. Birçok durumda Maigret katilin kimliğinden emin olsa da suçluluğundan emin olamaz. Bu da cinayetin cezalandırılmaması gerektiği konusundaki şüphesinden ileri gelmektedir. Bu argümanı, dedektif romanları tarihinde bir devrim niteliğindedir. (Maigret’nin Metodu, Çınla Akdere, 221B Dergi Sayı 10)

Troçki ile Büyükada’da Buluşan Polisiyeci

“1932’de altı ay Afrika’da bir gezi yapar, bir yıl sonra da Avrupa turuna çıkar. Bu son gezisinde Türkiye’ye uğrayacak, Trabzon, Ankara ve İstanbul’u ziyaret edecek ve o sıralarda Büyükada’da yaşayan, Stalin tarafından ülkesinden sürülmüş ünlü komünist lider Troçki ile 7 Haziran 1933 günü bir röportaj yapacaktır. Bugünlerin bir hatırası da Maigret serisi dışında yazdığı ve öyküdeki olayların yurdumuzda geçtiği, dilimize Eminönü’nde Avrenos’un Meyhanesi diye çevrilen Les Clients d’Avrenos adlı yapıtıdır.” (Erol Üyepazarcı, En Nitelikli ve Üretken Polisiye Roman Yazarı: Georges Simenon 221B Dergi, 10. Sayı)

Cumhuriyet Gazetesinde Atatürk Övgüsü

1933’teki seyahatinde Cumhuriyet gazetesi kendisiyle bir röportaj gerçekleştirmiş ve Türkiye’yle ilgili fikirlerini sormuştur:

“Ben Klod Farer Türkiye’sini hiç sevmem. Orada her memleketin bir kolonisi ve mahallesi yaşar. Bu beni iğrendirir. Hele Klod Farer Türkiye’sinden biraz daha derinleşen Piyer Loti Türkiye’sini büsbütün sevmem. Ben enerjik Mustafa Kemal Türkiye’sini seviyorum. (…)” (Oğuz Eren, Simenon ve…, 221B Dergi Sayı 10)

Peyami Safa’dan Simenon Çıkışı

Kendisi de Server Bedi adıyla polisiye yazan Peyami Safa da bu ziyaretin “büyütülmesine” burada hepsini yazmadığımız bir şekilde çıkışır:

“Cumhuriyet gazetesinde Simenon için ‘Maruf Fransız romancısı’ ifadesinin kullanılmasına fena halde içerleyen Peyami Safa, hemen ertesi gün yine Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde alır hıncını: Kimdir bu M. Georges Simenon? Bu isimde ‘maruf’ bir Fransız romancısı yoktur.” (Oğuz Eren, Simenon ve…, 221B Dergi Sayı 10)