Kireçburnu’ndaki Ali Baba Lokantası, tarihi sıfatının içini gerçekten doldurabilen ender işletmelerden. “Dalya” demelerine çok kısa bir süre kala ziyaret ettim bu güzide müesseseyi bir kez daha. Bıraktığım gibi bulmanın keyfi, paha biçilemez…

8-10 sene önceydi sanırım. Dostum, kardeşim, sırdaşım Levent ile (Kadagan) Deniz’in (Can) evini taşımış, gün boyu eşya indirip bindirmiş, yorulmuştuk. Akşama doğru işleri kolaylayınca hem yorgunluk atalım hem de küçük çaplı bir kutlama yapalım diyerek soluğu Tarihi Ali Baba Lokantası’nda almıştık. Sevgili Bülent (Mumay), Filiz (Ülgüt) ve Zeynep de (Altuntaş) eşlik etti bize o gün. Çok eğlendiğimizi hatırlıyorum, bir de hafif muzır fotoğraflarımın -göbeğimi sergilediğim- çekildiğini. Kocca bir kalkanı yiyip mest olduğum anlardan. Rakının da etkisi var tabii!

100 yaşına yaklaşıyor

İkinci kez gitmek 3. kitabım “Balıklama”ya kısmetmiş. Yine Levent vardı yanımda. Yine her biri Ali Baba’nın tarihiyle yarışabilecek ağaçların altında, püfür püfür esen bahçesinde oturduk.

1920’de kurulmuş Ali Baba. Namı diğer Palabıyık Ali, yani Ali Azveren, berberlikle iştigal ederken potansiyeli görüp kır gazinosu olarak işletmeye başlamış burayı. Alem Gazinosu’ymuş adı. Kireçburnu İskelesi’nin hemen dibindeymiş. Denizin doldurulmasına daha yıllar var tabii. Balkanlardan göçen Ali Bey, yüksünmez, koca koca orkinosları, kılıçları (Marmara’dan çıkıyormuş o vakitler) sırtında dükkânına taşır, müşterisinin gönlünü hoş tutarmış. Denizin doldurulmasıyla şimdi otopark olarak kullanılan alanı da alarak lokantasını genişletmiş.

Ali Bey aramızda değil artık, yıllar önce göçmüş bu diyardan ama onun anlayışı, elle tutulur, gözle görülür şekilde yaşıyor lokantasında. Ölümünden sonra kardeşleri ve yeğeni, onun adını yaşatmak için Tarihi Ali Baba Lokantası demişler mekâna. Mekân gibi çalışanlar da tarihi burada.

Lakerda, midye dolma ve diğerleri

Tarihi Ali Baba’nın kısa öyküsü böyle. Biz şimdi masamıza dönelim ve hafiften demlenmeye başlayalım. O gün lakerda, karides söğüş, patlıcan salatası, levrek marine ve yeni yapıldığı ılıklığından belli midye dolmalarla başladık. Bir de birer parça beyazpeynirle karışık salata söyledik. Lakerda, torikten. Ağızda eriyor, damakta uzun süre kalıyor tadı. İşinin ehli bir ustanın elinden çıktığı belli. Midye de öyle, diğerleri de. Çok çeşit aramayın burada ama olanlar, gerçekten birinci sınıf…

Kelimeler kifayetsiz kalır

Ara sıcak olarak sadece midye tava tadıyoruz. Yerken midyeden ziyade un tadı aldığınız midyeler gibi değil bu. Gram fazla un yok üzerinde, sulu sulu. Çoktandır böylesini yememiştim.

Mostraya seyirtiyorum ardından. Ne isterseniz var… Mercanda karar kılıyoruz. İki iri parça fileto yapıp ızgaraya atmışlar balığı. Kelimeler, nefasetini anlatmakta kifayetsiz kalır, o kadarını söyleyeyim. Dedim ya, usta maharetli.

Finali kaymaklı, cevizli ayva tatlısıyla yapıyoruz. Hafif karamelize olmuş, ne sert ne de gevşek, tam istenilen kıvamda. Tatlı sevmeyenleri bile baştan çıkartır hani.

Tarihi Ali Baba Lokantası’nda, kararında içmeniz şartıyla 100-120 TL civarında bir hesap ödersiniz. Bir not olarak ekleyeyim.

İçinizin huzurla dolacağı, duvarlarını Ali Bey’in kareleriyle geçmişe ait siyah beyaz fotoğrafların süslediği Tarihi Ali Baba Lokantası, tarihi koklayabileceğiniz, nezih, şık, hakiki bir balıkçı. İşlerinin hakkını veriyorlar. 100 yaşına yaklaşmaları da bunun kanıtı. Nice nice yıllara…

Adres: Haydar Aliyev Cad. No: 20-22 Kireçburnu
Tel: 0 212 223 25 25
www.tarihialibaba.com