Hayat bazen kitaplar, vapurlar, çünküler…

Çünkü hiçbir okur, yaşayan bir yazara âşık olmamalıdır. -Ölü yazarlara âşık olunabilir.- Çünkü o zaman, “Ben buradayım sevgili yazar, sen neredesin acaba?” denilebilir ki bu da ya çok sığ bir cümledir ya da çok derin bir gerçek- boğulunabilir.- Berbat bir hayatımız olduğunu düşündürebilir. Tesadüf perşembe gideceğiniz bir yere cumartesi gittiğinizde karşılaşmaktır. Ki bu da kader miydi neydi onun bir oyunu olabilir. -Oyunlar tehlikelidir albayım, canımız çok yanabilir.-

Kendisiyle savaşan yazarların, roman kahramanlarına yakalandıkları anlar olabilir. Ki düşlerimiz de varsaymaktan yorulabilir. Çünkü okuduğumuz bazı cümleler bizi inandırabilir, kandırabilir. Bu, bazen, var olmadığımız bir yerde yaşamak demektir. Tutunamadıklarımıza sarılamayız da. Bunu öğrenmemiz gerekir. Ama insan, deliliğin güvenli sınırlarına çekilip konaklayabilir. -Bazı cümleler noktayla biter albayım, atacak tek bir adım bile olmayabilir.-

Yazdıklarında kendimizi bulamazsak eğer. Ben neredeyim diye sorulabilir bir kitaba. Yazara sorulamaz çünkü. Beni, ilk öptüğün yerden geçerken de mi ki hatırlamıyorsun, denilemez mesela. -ağlanabilir içten içe- Hem kimse görmez kalbimiz ağladığında. Görülenler yanılsamadır çünkü anlamak başka bir şeydir. Orası tek kişilik bir uçurum olabilir. Hayatta kalmak bazen hiç iyi değildir. -Uçurumlar tehlikelidir albayım, ölmezsek eğer çok kırıcı olabilir.-

Çünkü hiçbir okur yaşayan bir yazara âşık olmamalıdır. -Ölü yazarlara âşık olunabilir.- Başkasına sarılan cümleler kör bıçaklara dönüşebilir. Çünkü o zaman benim için ağlayan, beni özleyen cümleler de vardı, senin yazmadığın denilebilir. Ki kitaba, yazara değil. Yazara, “hayatımın parçası olmanı istiyorum” ne demek diye sorulabilir. Cümle ona aitse. Yanıt kocaman bir boşluk da olabilir. Korktuğumuz yanıtların sorularından kaçmamız gerekir. Çünkü çok tekinsiz cümlelerde bekliyor olabiliriz. -Ben sana çok âşığım denilemez albayım belki, ama ben tavanarasındayım sevgilim denilebilir.-