Onu İstanbul’un en iyi esnaf lokantalarından biri olarak tanımlayan da var, en iyi döneri kestikleri söyleyen de. Ünlerini hak ettiklerine ve gerçekten çok lezzetli yemekler çıkardıklarına kefil olabilirim. Kemerburgaz’daki Kardeşler Lokantası’ndan bahsediyorum. İşini hakkıyla yapan, sınıf farkını ortadan kaldırmış, lezzetli mi lezzetli bir lokanta burası. Yolunuzu düşürürseniz pişman olmazsınız…

Nüfus cüzdanımda, doğum yeri hanesinde Kemerburgaz yazıyor. Babam sağ olsun, Eyüp’te dünyaya gelmeme rağmen kendi memleketini yazdırmayı tercih etmiş. Çocukluğumun her hafta sonu, nefret demeyeyim ama pek de hoşlanmayarak sürüklendiğim Kemerburgaz, çok değişti yıllar içinde. Gelişti, genişledi, zengin semti olarak anılmaya başladı Göktürk kadar olmasa da. Benim için hâlâ çocukluğum. Toprakla haşır neşir olalım, koşup oynayalım, kısacası şehirde yaşayamadığımız çocukluğumuzu orada yaşayalım diyeydi babamın ısrarı. Çok üzerine düşülen her durumda olduğu gibi ters tepti. Benim hissiyatım bu. Babama da birkaç kez söyledim onu üzme pahasına. Üzüldüğünü de biliyorum ama yapacak bir şey yok. Son dönemde Kemerburgaz’la biraz da olsa barıştığımı eklemeliyim yine de. Yaşlanıyoruz, duygusallaşıyoruz. Ondan…

Lezzetine kefilim

Kemerburgaz denince akla ilk olarak Belgrad Ormanı, bentleri, temiz havası, patlıcanı, turşucuları, tulumba tatlıcısı gelir. Tabii, ünü beldenin sınırlarını çoktan aşmış Kardeşler Lokantası ve meydandaki Köşk Kahve de. Bugün biraz bu ikisini anlatmaya çalışacağım elimden geldiğince…

Burada sınıf farkı yok…

Henüz bu kadar meşhur değilken bilip sevmiştim Kardeşler Lokantası’nı. İstanbul’un en iyi esnaf lokantalarından biri olarak tanımlayan da var, en iyi döneri kestiklerini söyleyen de. İddiayı sevmem ama gerçekten ünlerini hak ettiklerine ve evet, gerçekten çok lezzetli yemekler çıkardıklarına kefil olabilirim. Yıllardır yazacağım, bir türlü olmadı, bugüne kısmetmiş…
Özellikle hafta sonları yer bulmakta zorlanabilirsiniz, başta bunu söyleyeyim.

İhtiyar delikanlı

84 yaşındaki Hacı Mehmet Bey, her gün işinin başında.

Kardeşler Lokantası’nın kurucusu, Hacı Mehmet Akkaya. Hâlâ tezgahının başında, hâlâ dimdik ayakta bu ihtiyar delikanlı. Dile kolay, tam tamına 84 yaşında. Dükkânı benim doğduğum tarihte, 1974’te açmış. İşi, oğulları Naci ve Fahri Beyler ile yürütüyor.

Ayaküstü sohbet ediyoruz. 40’lı yıllarda Sütlüce’de yetişmiş Mehmet Bey. Pandeli Usta’nın (meşhur Pandeli değil, karışmasın) dükkânında. O dönem Sütlüce’deki mezbahaya et almaya gelen namlı İstanbul tüccarlarının uğrağıymış bu lokanta. Hacı Mehmet’in temeli sağlam. Hem ustasından mesleğin inceliklerini öğrenmiş hem de görgüyü. Kemerburgaz’ın yerli halkını oluşturan muhacirlerden. Babama sordum; bugünkü Bulgaristan-Yunanistan sınırının Yunanistan tarafından göçmüşler mübadelede. Gözlerinin içi gülüyor, sevimli ihtiyarlardan.

Tencere yemekleri de özel

Dedim ya, her daim tezgâhın başında diye; burası enfes döneriyle tanınsa da tencere yemeklerinin lezzetiyle de ön planda. Tezgâha biraz yakından bakalım şimdi: Her gün 4-5 ceşit çorba kaynıyor (işkembe dahil), kuru fasulye, nohut, yumurtalı ıspanak, karnıyarık, kadınbudu köfte, taze fasulye, tas kebabı gibi 10-15 çeşit klasiğin yanında, ciğer ve ciğer sarma gibi özel lezzetler de var. Pilavlar, hoşaflar, tatlılar da cabası. Her yemek günlük, zaten akşama da pek fazla bir şey kalmıyor. Döner daha önce bitiyor. Günde bir kez takıyorlar, devamı yok. O yüzden erken gitmenizde yarar var.

Benim için en iyi döner bu

Dönerleri benim sevdiğim gibi; yağlı, sulu sulu, iyi pişmiş, iyi kesilmiş. Dana etine yüzde 20-25 kadar kuzu karıştırıyorlar, sordum öğrendim Mehmet Bey’e. Domates ve biberle servis ediyorlar, başka bir yancı yok. Bana göre gerek de yok. Olağanüstü bir lezzet. Hatta benim için İstanbul’un en iyisi. Mide Lobisi’nin kurucusu Sevgili Koray (Günyaşar), yaz sonunda dev bir döner turu yapmıştı. Beğenilerimiz örtüşüyor kendisiyle. Kardeşler’in dönerini ayrı bir yere koyduğunu biliyorum, selam olsun…

Bu da efsanevi lezzetlerden ciğer sarma…

Dönerin 100 gramlık porsiyonu, 19 TL. O gün beş kişiydik; bir ciğer sarma, iki az nohut, üç porsiyon döner, az pilav ve iki tatlıya 110 TL ödedi babam. Eh, onun çöplüğündeyiz, bize para ödetmiyor. Artık ben de ipin ucunu bıraktım bu yüzden…

Tatlı kısmını biraz açmak gerekiyor bu bahisten sonra: Benim tatlıyla aram yok ama masadakiler özel kemalpaşalarını ve anne işi kabak tatlılarını çok beğendi; söyleyeyim…

Tatlılar, böyle bol fındıklı servis ediliyor.

Sınıf farkı yok

Her gün tıklım tıklım Kardeşler Lokantası. İşini dürüstçe ve hakkıyla yapan bir mekân burası.
Her sınıftan insan, afiyetle yemeklerini yiyor her gün. Kemerburgaz sakinleri de, Göktürk’te ikamet eden varlıklılar da, esnaf da, çalışanlar da. Sınıf farkı yok… Yolunuzu düşürürseniz pişman olmazsınız.

Köşk Kahve’de bir kahve almaz mısınız?

Yolunuz düşmüşken Kardeşler’deki mükellef yemeğiniz sonrasında dükkânın hemen arkasında yer alan tarihi kahvehaneye de uğramadan Kemerburgaz’dan ayrılmayın derim. Köşk Kahvesi, Cumhuriyet’ten eski bir tarihe sahip. Babamın anlatımıyla; mübadeleden önce Rum lokali olarak kullanılıyormuş. Dans edilir, müzik yapılır, eğitim faaliyetleri düzenlenirmiş burada. Cumhuriyet sonrasında da bir dönem bu amaçlar için kullanılmış. Sonrasında halkevi olarak hizmet vermiş. Halkevlerinin kaderini biliyorsunuz; memlekette her güzel oluşumun mutlaka baltalanacağı gerçeğiyle yüzleşin… İşte bu hazin sonun ardından bugünkü kimliğine bürünmüş kahvehane.

Köşk Kahve adıyla hizmet veren mekân da Kardeşler ile aynı profilde. Özgün, özel ve lezzetli. Kahveyi hiç aramayan beni bile başkan çıkaracak güzellikle Türk kahvesi yapıyorlar. Görüntüsü bile yeter…

Kardeşler Lokantası
Adres: Mithatpaşa Mah. İstanbul Cad. 94/A Kemerburgaz
Tel: 0 212 360 13 85

Köşk Kahve
Adres: Mithatpaşa Mah. Şehit Sinan Şen Cad. 46A Kemerburgaz
Tel: 0 532 457 89 44