Pilevneli, 30 Kasım – 13 Ocak 2018 tarihleri arasında Erdoğan Zümrütoğlu’nun son dönem işlerinden oluşan “Kutsal Pazarlık” adlı kişisel sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Zümrütoğlu’nun doğduğu, çalıştığı ve yaşadığı ülkenin içinde bulunduğu kendine özgü ve tarihsel koşullar resimlerine yansır. Sanatçı, işlerinde küreselleşmiş modernite olgusuna karşı doğal bir refleks geliştirir. Uluslararası bu dalgaya karşı ortaya çıkan bu dürtü, Zümrütoğlu’nun işlerinde ön plana çıkan gerilimin bir başka boyutudur. Bu gerilimi, mevcut hukuksal ve yönetimsel gerçeklerinin empoze ettiği kısıtlamalar ve ülkenin sahip olduğu laik değerler arasındaki gerilim olarak da tanımlamak mümkündür.

Zümrütoğlu’nun resimlerinde var olan bu yüksek tansiyon, sanatçının sanatsal pratiğinde öne çıkan iki tavır arasındaki gerginlikten doğar: figüratif yaklaşım ve katıksız maddesellik. Erdoğan Zümrütoğlu’nun figürleri, temsiliyet ve nesnellik arasında gidip gelirler. Burada bahsi geçen nesnellik, sanatçının fırçalar, boya tüpleri ve bıçaklarıyla tuvallerine uyguladığı boyanın izleridir.

Zümrütoğlu’nun bu yaklaşımının kökenleri, sanat tarihinde yer eden iki farklı ekolde aranabilir. Gerhard Richter ve Bertrand Lavier’in yanı sıra Robert Ryman ve James Hayward’ın eserlerinde de rastladığımız “physical abstraction – fiziksel soyutlama” diye adlandırabileceğimiz anlayıştır.

Zümrütoğlu’nun büyük, orta ve küçük ölçekli tuvallerinden oluşan sergi 13 Ocak’a kadar Pilevneli‘de görülebilir. Sergiye Colombia Üniversitesinde ders veren ve Los Angeles’ta bulunan ACE Galeri’nin Sergiler Direktörü olan Drew Hammond’ın sanatçı hakkında kaleme aldığı metnin bulunduğu aynı adlı bir kitap eşlik edecektir.