Bisiklet kültürüne dair hem kamu kuruluşları hem de özel sektör tarafından yapılan yatırımlar yavaş yavaş sonuç vermeye başladı. Mesafeleri giderek uzayan bisiklet yolları, artık hemen her şehir belediyesinin gündeminde yer alıyor ve bisiklete olan ilginin ilginin artmasını sağlıyor. Bisiklet konseptiyle vitrinini süsleyen mağazalar, bisikletten ilham alarak tasarlanan kafeler ve bisiklete dair Türkçe kaynakların sayısındaki artış, bu durumun basit birer göstergesi sayılabilir.

Hemen her yıl raflarda yeni bir bisiklet kitabı görmeye alıştık. Bir süredir bisikletin hem kültürel hem de sportif tarafını harmanlayan çalışmalarıyla bisiklet sevenlerin yakından tanıdığı Gökhan Kutluer de yeni kitabı Bulut Fabrikası ile bu listeye eklendi.

Bahçeşehir Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu olan Kutluer, Türkiye’nin ilk bisiklet dergisi Cyclist Türkiye’deki editörlük görevi sırasında başladığı kitabı Bulut Fabrikası, Yitik Ülke Yayınları ile raflardaki yerini aldı.

17 kısa öyküden oluşan kitaptaki tüm karakterlerin hayatında bir şekilde kendine yer bulan bisiklet, kimi öykülerde ana karakter, kimi öykülerde ise sadece bir kelime olarak karşımıza çıkıyor.

“Kitabın ne isminde, ne kapağında ne de arka kapak yazısında bisiklete yer vermek istemedim çünkü esasında bu sadece bir bisiklet kitabı değil. Kitabı, hayatın içinden; kaygılı karakterlerin kendinden bir şeyler bulabileceği ve özellikle şehir insanının son zamanlarda içine düştüğü bazı sarmallara dikkat çeken öykülerin yer aldığı bir öykü kitabı olarak özetleyebilirim.”

Yazarlığa ilk adımını blog denemeleri ve dijital dergilere yolladığı makalelerle atan Kutluer, şimdilerde Outdoor Fitness dergisinde yazarlık yapıyor ve başta Instagram olmak üzere sosyal medya hesaplarını tamamen bisiklete teşvik için kullanıyor.

Gelirini bisiklet sporunda profesyonel kariyer hedefleyen bir veya birden fazla gence yarışlarda bisiklet sponsorluğu sağlamak için kullanacak olan Kutluer’in okuyucuya mesajı ise şöyle:

“Sizden ricam, bu kitabı alırken bir tane kendinize bir tane de bisikletle pek de alakası olmayan bir yakınınıza almanız. Zira bu kitabın amacı, bisikleti unutmuş, hayatından atmış ya da onunla nasıl da güzel günler yaşayabileceğinden bihaber kişilerin kitaplığına sızmaktır.”