The Wedding Present, 1985 yılında İngiltere’nin Leeds kentinde kurulup kendini Manchester müziğinin yükselen dalgasına kattığından beri, indie sahnesinin kuşkusuz en heyecan verici topluluklarından. Her şeyden önce, grubun kurucusu ve neredeyse her şeyi David Gedge’in şahane şarkı yazarlığıyla… Bir de, plakseverlerin kapağını hemen gözlerinin önüne getirebilecekleri o meşhur “George Best” albümleriyle!

George Best, malumunuz, bir büyük futbolcu; Manchester United efsanesi, neredeyse bir rock’n’roll yıldızı, her daim aykırı ve pek yakışıklı! Wedding Present’ın ilk albümü, işte bu ikonik şahsiyete ithaf; adını ondan alıyor, kapakta onun fotoğrafı var… ve bu yıl tam 30. yaşına bastı!

George Best‘in 30. yılında, The Wedding Present işte Türkiye’ye geldi. Grup, Mix Festival kapsamında cumartesi günü Zorlu PSM‘de bir konser verecek. Bu konseri heyecanla beklerken, David Gedge ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik… İlk albümleri George Best‘ten son albümleri Going, Going…‘e, David Gedge’in plak merakından şarkı yazarlığına; biz sorduk, Bay Gedge cevapladı.

Keyifli okumalar!

Bu yıl George Best albümünüzün 30. yaşıydı. Harika bir kapağa sahip, ikonik bir albüm. Albümün ve kapağın ardında yatan ana fikir neydi? Bir de, neden Peter Lorimer değil de George Best? Leeds’ten değil misiniz siz yahu!

Ha ha! Ben Leeds doğumluyum, evet, Wedding Present da öyle. Ama ben Manchester’da büyüdüm ve Manchester United’ı tutuyorum. Fakat albümün George Best adını alması yalnızca futbolla ilgili değil; o hem arkadaşlarım hem de benim için bir ikondu… Bir futbolcudan çok bir pop yıldızıydı. Antrenmanları kaçırıp durduğu için hep başı ağrırdı; çünkü antrenmandan bir gece önce dünya güzeliyle ya da The Beatles ile takılıyordu! İşte onun bu asi doğasını sevdim.

George Best pek çok hayranınızın en sevdiği Wedding Present albümü olsa da, bildiğim kadarıyla sizin için son sırada geliyor. Niçin?

George Best bizim ilk albümümüzdü, deneyimsizdik. Bunun bir sonucu olarak, defolu bir albüm olduğunu düşünüyorum… Çok tek boyutlu. Ayrıca daha sonra yaptığımız albümlere göre daha naif bir albüm. Ama biliyorum ki onu birçok kişi için çekici kılan da bu!

Peki ya albümün kapağı? O favorileriniz arasında mı bari?

Kapağı seviyorum… George’un bakışlarından ötürü. Şahane bir fotoğraf bence.

Son stüdyo albümünüz Going, Going… CD’nin yanı sıra Scopitones etiketiyle 2xLP plak olarak da yayınlandı. Plağın baskısından, sesinden, görsel tasarımdan memnun kaldınız mı?

Going Going…‘in şimdiye kadarki en sevdiğim Wedding Present plak kabına sahip olduğunu söyleyebilirim! Bu albümün ortaya çıkışı her şeyiyle büyük bir projeydi. Farklı parçaları bir araya getirmek için çok çalıştık. Sadece müzikten ve sözlerden bahsetmiyorum; klip ve fotoğraf çekimi de dahil buna… Ve kapak tasarımcımız da harika iş çıkardı; tüm öğeleri çok zekice bir araya getirdi. Albümün tınısına gelirsek… Devasa tınladığını düşünüyorum ve burada teşekkürlerimiz Andrew Scheps’in yapımcılığına gidiyor!

Going, Going…’i önceki albümlerinizden ayıran nedir? Bu albümü sizden dinleyebilir miyiz?

Daha işin başında, ortaya farklı bir şeyler koymak istedik; bu albüm, “bir başka Wedding Present albümü” olmayacaktı. Ben de bir konseptle geldim: Amerika Birleşik Devletleri yollarında, oradan oraya, uzun bir yolculuk, tıpkı pek çok defa turnelerde bizzat yaptığımız gibi. Albüm, işte bu yolculuk fikri üzerinde şekillendi. Önceki tüm albümlerinden çok farklı bir albüm oldu; bir kere, çift LP! Bir de, benim Cinerama ve Wedding Present ile ürettiğim diğer işlere hemen göze çarpmayan göndermeler var; hem müzikte hem de sözlerde…

Şarkı yazarlığınızla meşhursunuz. John Peel bir defasında şöyle demiş: “Gedge, rock’n’roll tarihinin bazı en iyi aşk şarkılarına imzasını attı -bunu belki tartışmaya açabilirsiniz ama haksız çıkarsınız; ben haklıyım!” Yazdığınız ilk şarkıdan son şarkıya, en çok ne değişti sizce?

Her şey değişti! Şarkı yazma tekniklerimi durmadan düzenliyorum. Her zaman yeni fikirlerin, birlikte şarkı yazacağım yeni insanların peşindeyim. Zaten bu yüzden her bir Wedding Present ve Cinerama albümü kendine özgüdür. 1985’ten beri altı ayrı grupta çalmışım gibi hissediyorum!

Plak, son zamanlarda bir geri dönüş gerçekleştirdi. Sizce neden insanlar yeniden plak dinlemeye başladılar?

Bence insanlar plak dinleme ritüelini özlediler, bir de tabii plağın sesinin sıcaklığını. İnternet yeni şeyler keşfetmek açısından harika, ayrıca pek çok kolaylık sağlıyor, ama şarkıları bilgisayarınıza indirmek pek de romantik değil, öyle değil mi? Bence insanlar 0’lar ve 1’lerden oluşmayan bir koleksiyonları olsun istiyorlar!

David Gedge

Wedding Present’ın müziğini en çok hangi albümler şekillendirdi? En sevdiğiniz, size ilham veren albümler nelerdi?

Buna cevap vermek çok güç. Pek çok gruptan etkilendik tabii ki, ama aynı zamanda da kendimize özgü bir tını bulmaya çalıştık. Yine de bazı apaçık göndermeler, etkilenmeler var; Velvet Underground’a örneğin… Ama genelde, eğer bir şarkımızın aranjmanı bir başkası gibi tınlamaya başlamışsa, onu çöpe atıyoruz!

Biraz kişisel sorulara geçelim. Aldığınız ilk plağı anımsıyor musunuz?

“Two Little Boys”, 7” bir tekliydi. Avustralyalı gösteri insanı ve cinsel suçlu Rolf Harris’e aitti. Sene 1969. O zamanlar adamın cinsel suçlu olduğunu bilmiyordum tabii.

Bir plak koleksiyonuna sahip misiniz?

2003 yılında ABD’ye taşınana kadar devasa bir koleksiyona sahiptim. Fakat o ara bu koleksiyonu oradan oraya taşımaktan ve onu yerleştirecek bir yer bulmaya çalışmaktan gına gelmişti… En sonunda, şaşırtıcı derece yüksek bir meblağaya Londra’daki Sister Ray Records’a tüm koleksiyonumu sattım.

Gençlik zamanlarınızda İngiltere’deki plak dükkanları nasıl yerlerdi? Demek istediğim, kulağınızı eğitmede faydaları oldu mu?

Plak dükkânlarına dalmayı, plakların arasında kaybolmayı çok severdim… Herhangi bir plâk dükkanı olabilirdi bu… üstelik, cebimde hiç para da olmayabilirdi! Bir Electric Light Orchestra plağının kapağına, paramın yetip yetmeyeceğini düşünerek uzun uzun bakarken, diğer müşteriler de bana tuhaf bakışlar atarlardı!

Son olarak, Wedding Present için sırada ne var?

Dinlenme! Çünkü Going, Going… çıktığından beri bir an bile durmadık. Avrupa’yı iki kere turladık, Kuzey Amerika ve Avustralya’yı da… Bu arada tabii George Best‘in 30. yıl konserleri başladı. Aynı anda, albümle alakalı Something Left Behind adında bir de filmin çekimlerine başladık… At The Edge Of The Sea Festivali’ni düzenledim. Ayrıca Plak Dükkânı Günü için enstrümantal parçalardan oluşan yeni bir EP yayınladık: The Home Internationals.

Uzun lafın kısası, nefes alacak vaktimiz yoktu; tam bir çılgınlıktı! Şimdi dinlenme zamanı. A, bir saniye… unuttum; İstanbul’dan sonra bir Kuzey Amerika turnemiz daha vardı, sonra da Japonya ve sonra Çin!..

The Wedding Present, 16 Aralık’ta MIX Festival kapsamında Zorlu PSM’de sahne alacak.

Festival detayları burada.