“Felsefe yapmak nasıl ölüneceğini öğrenmektir.”  Michel de Montaigne

Fikir adamları, bu arada felsefeciler de, tarih boyunca birçok kez bazen bireyleri bazen de kitleleri düşünceler için, idealler için, ideolojiler için ölmeye, ulvi bir amaç uğruna kendilerini feda etmeye yöneltmişlerdir, ancak kendileri söz konusu olduğunda tavırları ne olur acaba?

Özel alan ile “mesleki” alanın farklı olduğunu mu savunurlar? Teorik olanla pratiğin bir noktada çakışmasının şaşkınlığına boğulup ani bir aydınlanmayla daha önce dile getirdiklerinden vaz mı geçerler, yoksa felsefenin esas amacının insanın kendini gerçekleştirmesi olduğunu unutmaksızın fikirlerini hayata geçirmeye mi uğraşırlar? Her ne pahasına olursa olsun…

Costica Bradatan; Sokrates, Hypatia, Giordano Bruno, Thomas More gibi en bilinen örneklerden yola çıkıp bu isimlerin yanına pek çok başkalarını da katarak bu soruları ele alıyor, zaman zaman mizaha yaklaşan, edebî yönü dikkat çekici bir dille aydın üzerine, entelektüel cesaret üzerine zihin açıcı, kışkırtıcı bir okuma sunuyor.

“İnsanlığa şimdiye kadar verilmiş en paha biçilmez şey ölümdür. Bu nedenle en büyük günah onu kötüye kullanıp yanlış ölmektir.”  Simone Weil

Costica Bradatan

Uzun yıllardır Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan, Romanya kökenli bir akademisyen olan Costica Bradatan Texas Tech Üniversitesi’nde öğretim üyesidir. Felsefe tarihi, Kıta Avrupa’sı felsefesi, din felsefesi, edebiyat ve sinema ile felsefe arasındaki ilişki Bradatan’ın araştırma konularıdır.

New York Times, Washington Post, Times Literary Supplement, Dissent gibi süreli yayınlarda kitap değerlendirmeleri, denemeleri ve makaleleri basılan Bradatan’ın kitapları arasında Philosophy as a Literary Art (Edebi Bir Sanat Olarak Felsefe), Philosophy, Society and the Cunning of History in Eastern Europe (Doğu Avrupa’da Felsefe, Toplum ve Tarihin Marifeti), Religion in Contemporary European Cinema (Çağdaş Avrupa Sineması’nda Din -Camil Ungureanu ile) ve In Marx’s Shadow: Knowledge, Power and Intellectuals in Eastern Europe and Russia (Marx’ın Gölgesinde: Doğu Avrupa ve Rusya’da Bilgi, İktidar ve Entelektüeller -Serguei Oushakine ile) öne çıkar.