Urla’da bu cuma başlayıp üç gün sürecek 4. Uluslararası Enginar Festivali öncesinde bu olağanüstü bitkiden bahsetsek biraz, ne dersiniz? Memleketim Urla’nın sokaklarını karnaval yerine çeviren enginar, baharın müjdecisi. Zeytinyağlısı, etlisi, dolması hatta tatlısı, Ege’nin vazgeçilmezleri arasında…

Baharın gelmesiyle tabiat ana bir anda cömertliğini sunmaya başlar. Büyüleyen kokuları, renkleri ve tazelikleri önümüze serer, bizlere ruhunu doyur günleri yaşatır. Doğanın tazelenip yeşerdiği bugünler, hissetmek, koklamak, tadına varmak ve bir arada olmak için şahane zamanlardır. Bu buluşmaları sağlayan en önemli etkinliklerse kuşkusuz bahar aylarında düzenlenen festivaller.

Urla’da 3 gün

Uluslararası Urla Enginar Festivali, 4 yıldır bu olağanüstü bitkinin etrafında topladığı kitlelerle Urla sokaklarında karnaval havası estiriyor. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir tarafından gelenlerin, daha ilkçağlardan beri çok sevilen bu bitkinin etrafında toplanıp yeme-içmenin eşi benzeri olmayan iletişiminin verdiği rahatlıkla Urla sokakları 3 günlüğüne bambaşka bir havaya bürünüyor.

Tarihi, antik çağlara dayanıyor

Bu değerli, rafine ve lezzetli bitkinin tarihi çok eskilere, antik çağlara dayanıyor. Bilinen ilk izi, günümüze dek ulaşmayı başaran Sümer Tabletleri’nde bulunuyor. Sadece yabanisi bilinen (kenger) enginar, bu 5 bin yıllık tabletlerde seçkin yemeklerden biri olarak anılıyor. Yine mozaiklerde rastlanan motiflerden anlaşıldığı üzere bu bitki, tarih boyunca insanoğlunun en seçkin ve lezzetli bulduğu besinler arasında yer almış.

Avrupa’nın gözdesi

Anavatanı, Ortadoğu olarak biliniyor. Bu coğrafyada binlerce yıl önce tüketilmeye başlanan bitkiyi Avrupa çok geç tanıyor. Arapların işgali sonrasında Endülüs, yaban enginarıyla tanışmış. Aristokrat sofralarında çok sevilince de tarımı yapılmaya ve yayılmaya başlıyor.

Endülüs’ten önce yine aynı coğrafyadan Avrupa mutfağının iki söz sahibi ülkesine, önce İtalya sonra da Fransa’ya gitmiş. Kısa zamanda bu iki mutfağın değişmez renklerinden, lezzetlerinden biri haline gelmiş. Tıpkı Urla’da olduğu gibi, Fransa’nın Lyon kentinde de her yıl aralık ayında yabani enginar festivali yapılıyor.

Zarif ve soylu sofraların yemeği

Sadece mutfakta kalmamış. Edebiyattan resme birçok sanatçının damağında derin izler bırakmış. Evelyne Bloch-Dano, Sebzelerin Efsanevi Tarihi kitabında bitkinin tarihini ayrıntılı şekilde anlatıyor. Yazar, devedikeni soyundan gelen, mütevazı bir aileden çıkmış bitkinin usta aşçılarla buluşup burjuvalaşmasını hatta soylu hale gelmesini, şahane örnekler ve anekdotlarla aktarıyor.

Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde adlı kült romanındaysa zengin sofralarında kendine başköşede yer bulan ilikli yaban enginarı yemeğinden övgüyle bahsediliyor.

Enginarın bin bir hali

Urla mutfağında geleneksel tariflerle hazırlanan enginar yemeklerinin lezzeti, reçeteler kadar kullanılan malzemenin niteliğinden de kaynaklanıyor. Urla yarımadasının denizden gelen bol iyot taşıyan meltemlerle olgunlaşan zeytinlerinden çıkarılan eşsiz zeytinyağı, sakız enginarının lezzetini zirveye taşıyor. Geleneksel reçetelerle hazırlanan enginar yemekleri çok çeşitli. Bitkiyle aynı dönem çıkan körpe kuzu etiyle pişmiş etli enginar, mevsimin en şahane en şifalı iki bitkisini bir araya getiren zeytinyağlı baklalı enginar ve Hıdrellez sofralarının ritüel yemeği enginar dolması, en bilinenleri…

Urlalılar yapraklarıyla pişirir

Urla’da tüm bu geleneksel yemeklerin tadına varmak için tek kural var: Enginar, koza gibi sarılı yapraklarıyla pişirilir ve bu yapraklar sıyrıla sıyrıla o eşsiz aromanın tadı çıkarılır.

Şöhreti dünyaya yayılan bu yemeklerin yanında, festival boyunca enginarla yaratılmış başka lezzetlere de rastlamak mümkün. Pilavı, mücveri, suşisi, çağlalı enginar turşusu hatta ve hatta enginarlı tatlılar…

Tüm lezzetleri Urla bağlarından şaraplarla eşleştirip unutulmaz bir damak tadı yaşamaksa paha biçilemez…

Mutfak kültürü, geçmişten günümüze saygı duyarak doğal kaynakları sürdürülebilir biçimde kullanan, yaşadıkları dünyadan tat alan insanları bir araya getirmeyi başarıyor. Bu insanlar, baharın tazeliğinden, cömertliğinden fışkıran bereketi bir arada, koklayarak, hissederek ve tat alarak kutlamayı başarıyor. Enginar, buna vesile olanlardan sadece biri.

Bahar coşkusu üzerinizden eksik olmasın…