“Hiçbir hikâye, yalnızca anlatıldığı gibi değildir.”

Adını Borges’in bir cümlesinden alan Ne Mutlu Mutlulara, artık hükmedemedikleri gündelik hayatın girdabına kapılmış on sekiz karakterin art arda söz aldığı çağdaş bir insanlık komedisi.

Gelecek hayallerinden vazgeçmiş, arzularını yitirmiş, hayatla yenişemeyen sıradan insanların aşkla, iktidarla, dostlukla, hastalıkla, başarıyla, ölümle, aileyle ilişkilerini kimi zaman derin bir melankoliyle kimi zaman da keskin bir mizahla mercek altına alan Yasmina Reza birbirine değen bu hayatlara sızmış.

Duygusal açmazlarıyla yüzleşen her yaştan kadınların ve erkeklerin boy gösterdiği on sekiz kişilik bu orkestrayı ustaca yöneten yazar ritim duygusunu hiç yitirmeden, ayrıntıları ince ince işleyerek bu aksak hayatların ve yaralı insanların öykülerini sarsıcı ve hayret verici bir gerçekçilikle aktarmış.

Yasmina Reza

İran asıllı Rus, mühendis bir baba ve Macar kemancı bir annenin kızı olarak Paris’te dünyaya geldi. Nanterre Üniversitesi’nde tiyatro ve sosyoloji öğrenimi gördü. Oyun yazarak başladığı edebiyat hayatına roman ve senaryo yazarak devam etti.

1994’te yazdığı Art (Sanat) adlı oyunuyla uluslararası bir saygınlığa ve üne kavuştu. Oyunları 35 dile çevrildi ve tüm dünyada saygın sahnelerde sergilendi. Romanları da oyunları kadar başarı kazanan Yasmina Reza, 2016’da Babylone adlı eseriyle Renaudot Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.