Üst üste iki tane Ahmet Sever kitabı bitirdim. Önce, Abdullah Gül ile 12 Yıl‘ı, ardından da yeni kitabı İçimde Kalmasın-Tanıklığımdır‘ı… Her iki kitap da Türkiye’nin yakın siyasi tarihine ışık tutan ve kaynak oluşturacak eserler. Daha da önemlisi, kitaplar birbirinin devamı. Arka arkaya okuyunca resim daha da netleşiyor. Ben, Sever’in yeni kitabını değerlendirmek istedim bu yazıda. 12 Yıl zaten yeterince tartışıldı ve tartışılmaya devam ediyor.

Ahmet Sever, Türkiye’nin önde gelen gazetecilerinden biri. Özellikle AB-Türkiye meselesinde uzman bir isim. Üzerine de 12 yıl boyunca Abdullah Gül’ün danışmanlığını yaptı.

Danışmanlık görevinden ayrıldığından beri gazetecilik yapamıyor; daha doğrusu, kimse onu istihdam etme riskini almak istemiyor. Bunun en önemli sebebi yeni kitabında yazdığına göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, yazdığı ilk kitaptan dolayı kendisine duyduğu öfke.

Geri adım atmıyor 

İçimde Kalmasın, ilk kitaptaki esas savları savunmaya devam ediyor. Yani Sever geri adım atmıyor yazdıklarında. Peki, neydi bu savlar?

Birincisi Gül’ün, Erdoğan’a rağmen cumhurbaşkanı olduğu. Diğeri de Gül-Erdoğan ilişkisinin artık düzelemeyecek kadar kötü olduğu.

12 Yıl‘da son derece dikkatli bir dil kullanmıştı Sever ama yeni kitabında, son 3 yılda yaşadıklarının da etkisiyle kızgın bir üsluba dönmüş duayen gazeteci.

Bu kez üslubu kızgın ve sert

Ahmet Sever yapmamış ama ben daha iyi anlaşılsın diye İçimde Kalmasın‘ı bölümlere ayırdım. İlk bölümünde, 12 Yıl sebebiyle kendisine hakaret eden yandaş gazetecilere cevap veriyor Sever.

İkinci bölümde, 12 Yıl kitabında yanlış anlaşılan ama genelde çarpıtılan tespitlerini tekrar dile getiriyor ve daha da önemlisi, doğruluğunu savunuyor. Okurken aradaki 3 yılın Sever’i bir anlamda haklı çıkardığını görüyorsunuz.

Üçüncü bölümde uğraştığı davaları, dördüncü bölümdeyse AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı anlatıyor. Bu bölümde kullandığı dil gayet sert. Eleştirmekten kaçınmamış Ahmet Sever.

Sever ile empati kurup yoruluyorsunuz

Bütün iktidar medyası, troller, ne var, ne yok onu itibarsızlaştırmak için 3 yıldır uğraş veriyor. Erdoğan ve AKP muhalifi herkes gibi Ahmet Sever de FETÖ’cü, PKK’lı, zaman zaman da DHKP-C’li olmakla suçlanıyor.

İçimde Kalmasın‘da hem bu suçlamalara cevap veriyor (bence beyhude bir çaba) hem de iktidarın nimetlerinden faydalananların ikiyüzlülükleriyle yalancılıklarını ortaya döküyor. Bunları yaparken isim de veriyor Sever.

İçimde Kalmasın, yalan ve yalan haberle mücadelenin ne kadar imkânsız olduğunu da gözler önüne seriyor. Okurken, yapılanların Sever’in artık “burasına kadar gelmiş” olduğunu anlıyor, onunla empati kuruyor ve yoruluyorsunuz gerçekten…

İçimde Kalmasın-Tanıklığımdır, Ahmet Sever, Destek Yayınları, 25 TL.