2007 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Doris Lessing’in politik bilimkurgu başyapıtı “Argos’taki Kanopus Arşivleri” dizisinin üçüncü cildi “Sirius Deneyleri” mitleri ve tarihi gerçeklikleri gün ışığına çıkaran öznel bir dünya tarihi anlatıyor. 

Lessing, dizinin ilk kitabı Şikeste ile başlattığı “öznel dünya tarihi” anlatısını Sirius Deneyleri ile daha da derinleştiriyor. Dünyanın kayıp tarihinin izini süren Lessing, ilk insanlardan Orta Amerika halklarına, Uzakdoğu tarihinden Moğollara, “vahşi” Avrupalılardan Kuzey Amerikalılara, “Kayıp Atlantis” efsanesinden “Dünya Savaşları” gerçeklerine uzanan epik bir hikâye anlatıyor.

Sirius Deneyleri‘nde, Rohanda’nın (Dünya veya Şikeste’nin) ilkçağlardan 20. yüzyıla kadar uzanan süreci, Sirius İmparatorluğu’nun yöneticisi Ambien II’nin kaleminden yazıya dökülüyor.

Gerçek olanla görünen arasındaki uçuruma dikkat çeken yazar, ezeli düşmanlar Sirius ve Kanopus imparatorluklarını kasıp kavuran felsefi bir sorunun da altını çiziyor: Evrendeki yerimiz ve işlevimiz nedir?

“Ne kadar saf ve ilham verici olursa olsun her devrim, yalnızca bir nesil içinde, kendi ayrıcalıklı sınıfını yaratıyordu…”

Seriden bağımsız olarak da okunabilen Sirius Deneyleri, güçlü betimlemeleri ve iddialı savlarıyla bilimkurgu türünün kilometre taşları arasında gösteriliyor.

“Çağımızın en büyük yazarlarından Doris Lessing, dünyaya farklı bir gözle bakabilmek için yepyeni bir kozmoloji icat ediyor ve insanlığa dair her şeyi anlatmaya girişiyor…” Financial Times