Pera Müzesi, yaz sezonunu Kumsalda film programı ile karşılıyor. 08 Haziran – 28 Temmuz 2018 tarihleri arasında gösterilecek program, sinemada bir mekân olarak kumsalın işaret ettiği anlamların izlerini sürüyor. 

Fransız Yeni Dalga Akımı’nın temsilcilerinden Éric Rohmer, Michelangelo Antonioni, Jacques Tati, Otto Preminger gibi usta yönetmenlerin filmlerinin yanı sıra Asghar Farhadi, Ulrich Seidl ve Yorgos Lanthimos gibi yakın dönem yönetmenlerin filmleri de yer alıyor.

Bay Hulot’nun Tatili

Usta Fransız sinemacı Jacques Tati’nin yazdığı, oynadığı ve yönettiği siyah beyaz yapım Bay Hulot’nun Tatili (Mr. Hulot’s Holiday, 1951), özgün bir mizah anlayışıyla örülüyor. Film, Tati’nin çizdiği portrelerle sinemanın klasikleri arasında yer alıyor.

Günaydın Hüzün

Esat Özgül’ün ilk sinema filmi Ne Sihirdir Ne Keramet (Sim Sala Bim, 1951), dönemin önemli plajlarından Süreyya Plajı’nda ve Bakireler Tapınağı’nda yer alan sahnelerle öne çıkıyor. Françoise Sagan’ın aynı adlı romanından uyarlanan Günaydın Hüzün (Bonjour Tristesse, 1958) filminin yönetmenliğini Otto Preminger üstleniyor. 

Macera

İlk gösterimi 1960 yılında Cannes’de yapılan, modern sinemanın başlangıç noktalarından biri sayılan Macera (L’Avventura, 1960) filminin yönetmen koltuğunda Michelangelo Antonioni oturuyor.

Venedik’te Ölüm

Thomas Mann’ın aynı adlı eserinden yönetmen Luchino Visconti’nin beyazperdeye uyarladığı Venedik’te Ölüm (Death in Venice, 1971), güç ve güzellik temalarına yaklaşımı ile öne çıkıyor. Filmde dönemsel detaylar, etkileyici bir üslupla izleyiciye sunuluyor.

Pauline Plajda

Eric Rohmer’in bir yaz eğlencesini derin mesajlar eşliğinde sunan Pauline Plajda (Pauline at the Beach, 1983), seksenlerin plaj modasını da gözler önüne seriyor. Rohmer’in, program kapsamında gösterilen ikinci filmi Yaz Hikâyesi (A Summer’s Tale, 1996), Fransız toplumu ve ergenlik aşkları üzerine bir inceleme sunuyor.

Sonsuzluk ve Bir Gün

Bruno Ganz’ın etkileyici oyunculuğundan da güç alan Sonsuzluk ve Bir Gün (Eternity and a Day, 1998)’ün yönetmenliğini Theo Angelopoulos üstleniyor. 1998 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye layık görülen film, izleyiciyi geçmiş ile bugünün iç içe geçtiği bir yolculuğa çıkarıyor.

Kinetta

İspanyol yönetmen Julio Medem imzasını taşıyan Lucía (Sex and Lucía, 2001), aşk, fantezi, kurmaca ile gerçekliğin doğalarının karşılaştırılması üzerine eğiliyor. Yönetmenliğini Yorgos Lanthimos’ın yaptığı Kinetta (Kinetta, 2005), Yunanistan’da tatil sezonu dışında boşalan ve göçmen işçilere mesken olan bir tatil kasabasında geçen olayları anlatıyor. 

Agnés’in Plajları

Ödüllü Fransız yönetmen Agnès Varda, Agnès’in Plajları (The Beaches of Agnès, 2008) filminde, gerçek ile hayali olanı, geçmiş ile bugünü, acı ile sevinci yan yana getiriyor. Filmde kendi filmlerinden parçalar, eski fotoğraf ve canlandırmalar sunan Varda, hem hayatına hem de filmlerini çekiş süreçlerine bir yolculuk yaşatıyor.

Elly Hakkında

İranlı bağımsız yönetmen Asghar Farhadi’nin 2009 yılında Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödülü alan filmi Elly Hakkında (About Elly, 2009), yalan olgusunun insan hayatını ne kadar etkilediğini ve yalanların açığa çıktıklarında insanları nasıl değiştirdiğini anlatıyor.

Cennet: Aşk

Ulrich Seidl’in Cennet üçlemesinin ilk filmi Cennet: Aşk (Paradise: Love, 2012) yaşlı kadın, yaşlı erkek, cinselliğin pazar değeri, ten renginin gücü gibi kavramlara odaklanıyor.

Mavi Dalga

Zeynep Dadak ve Merve Kayan’ın yönettiği Mavi Dalga (The Blue Wave, 2013), aşk, arkadaşlık ve aile meseleleri üzerine eğilen bir gençlik filmi olarak öne çıkıyor. Film 50. Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Senaryo, En İyi Kurgu ve En İyi İlk Film Ödülleri’ni aldı. İkilinin kısa belgeseli Bu Sahilde (On the Coast, 2010), tatilde insanların girdiği halet-i ruhiyeyi gözleri önüne seriyor.

Pera Film’in Kumsalda film programına buradan ulaşılabilir.

Ana Görsel: Agnés’in Plajları filminden…