Enver Aysever, Nâzım Hikmet’i yazdı. “Tepeden Tırnağa İsyan Nâzım Hikmet…”, şairin çocukluğundan, ilk gençliğinden yurtdışında hayatını kaybettiği güne kadarki yaşamöyküsünü anlatıyor… 

Enver Aysever, Tepeden Tırnağa İsyan Nâzım Hikmet isimli kitabında alışılmışın dışında bir yol izliyor ve sadece iki kısa şiirine yer veriyor şairin; daha çok anılardan alıntılar yapıp, olayları da kendi yorumluyor.

Piraye’yle evliyken Münevver’e âşık olması, Galina’yla birlikteliği, Vera’ya olan tutkusu… Anılar, belgeler, alıntılarla bir “vatan haini”nin öyküsü…

“İstanbul’da bir ceviz ağacıdır o, Gülhane Parkı’nı kendine mesken edinmiş, bin yıllar boyu orada kök salmış. Elleri vardır milyonlarca, uzanır insanlara, insanlığa dallarıyla. Bir hasretlik türküsüdür, bir sokak lambasının solgun ışığında bekler durur sevgiliyi; birdenbire kalkar, köpürür. Çığlık olur göğünde hışırtısı yapraklarının… İstanbul’un… Baharları ilk önce o çiçeklenir, yüzünü döner güneşe, güz gelince hüzünle yavaştan döker altın rengi yapraklarını, bir halı serer üşüyen çıplak ayaklı çocuklara… Bir İstanbullu şairin öyküsüdür bu, bir vatan haininin. Nereye gitse memleketini yüreğinde taşımış, gittiği her yeri memleket yapmış bir vatan haininin öyküsüdür bu. Bir kanunla Anadolu’dan, yurdundan koparılmaya çalışılan ama halkının dilinde her yeni gün bambaşka bir söz olarak bayraklaşan Nâzım Hikmet’in öyküsüdür…”