John Manderino, hayatını izlediği filmler üzerinden anlattığı bu kitabında, sinema âleminde bir zaman yolculuğuna çıkıyor. Hitchcock’tan Scorsese’ye, John Wayne’den Debbie Reynolds’a, Batı Yakası’nın Hikâyesi’nden Fargo’ya geniş bir panorama eşliğinde hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden akıp geçerken, okuru da art arda çevirdiği sayfalarda kendi geçmişinde kaybolmaya, yaşamöyküsünü özetleyen filmleri sıralamaya davet ediyor.

Sinemada Ağlarken bir yanıyla sinema sanatına yazılmış bir aşk mektubu, bir yanıyla da film sahneleri üzerinden gerçekliğe atılmış bir çentik, muzip bir zihin oyunu.

Hitchcock, Fellini, Scorsese… Hayatınızı hangi yönetmene teslim edersiniz?

“Daha fazla dayanamadım. Ağlamaya başladım. Görmek istemiyordum. Sarah Teyze beni lobiye çıkardı. Dışarısı sakindi. Yerler kıpkırmızı halılarla kaplıydı. Teyzem beni kadife bir sıraya oturttuktan sonra satış reyonuna gitti, elinde bir kutu patlamış mısırla döndü. Beni yatıştırmaya çalıştı.”

John Manderino eşi Marie ile beraber Maine’de yaşıyor ve 20 yılı aşkın bir süredir lise öğrencilerine yazı dersleri verdiği gibi başka yazarlara koçluk ve kurgu hizmeti de sunuyor. Anılarını anlattığı Sinemada Ağlarken’in dışında beş roman, iki de öykü seçkisi yayımlayan yazar çeşitli tiyatro festivallerinde sahnelenen piyeslere de imza attı. Sinemada Ağlarken’in sahne versiyonu da 2011 yılında izleyiciyle buluştu.

Yazarın diğer eserleri arasında Bopper’s Progress (Bopper’in Gelişimi), The H-Bomb and the Jesus Rock (Hidrojen Bombası ve İsa Kayası), The Man Who Played Catch With Nelly Fox (Nelly Fox’la Kovalamaca Oynayan Adam) ve But You Scared Me The Most (Ama En Çok Beni Korkuttun) adlı kitaplar sayılabilir.