ABD’li ekonomist Robert L. Heilbroner’ın 1953 tarihli The Worldly Philosophers: The Lives, Times, and Ideas of the Great Economic Thinkers (Türkçeye İktisat Düşünürleri: Büyük İktisat Düşünürlerinin Yaşamları ve Fikirleri diye çevrilmiş, ben Dünyevi Filozofları uygun gördüm) adlı kitabı, bugünlerde mutlaka yeniden okunması gereken bir eser.

Adından da anlaşılacağı üzerine Heilbroner, artık bir çağdaş klasik haline gelmiş kitabında bize kapitalizmi anlamaya çalışırken ekonominin bilim olmasında başrolü oynayan düşünürlerin fikirlerini ve hayatlarını anlatıyor. Adam Smith’le başlayan kitap, Parson Malthus ve David Ricardo’yla devam ediyor. Ardından Karl Marx çıkıyor karşımıza (kitabın belki de en iyi bölümü); Thorstein Veblen, tabii ki John Maynard Keynes ve Joseph Schumpeter. Kolay okunan, sıkıcı olmayan bir kitap Dünyevi Filozoflar.

Ben burada kapitalizmi, sosyalizmi ya da komünizmi uzun uzun anlatmayacağım, bunu Heilbroner yapıyor zaten. Kitapta benim ilgimi en çok çeken, bu filozofların hayatları oldu. Mesela Veblen’i hiç bilmezdim, üniversitede okurken de karşıma çıkmamıştı (ya da ben dersleri astığım için kaçırdım, hatırlayamadım şimdi). Veblen, inanılmaz zeki ve kibirli olduğu kadar yakışıklıymış da. Heilbroner’ın yazdıklarından anladığım kadarıyla seks bağımlısı bile olabilir Veblen (Heilbroner böyle demiyor tabii). Eşi, onu defalarca aldatmasına hayatı boyunca katlanmış. Kim bilir ne üzüntüler yaşamıştır…

Marx’tan Keynes’e ve diğerlerine uzanan yolculuk

Adam Smith’i ise kafamda tam bir tonton amca olarak canlandırdım. Öğrencilerinin hayran olduğu, herkese yol gösteren bir bilge. Onun da tuhaflıkları varmış. Mesela unutkanlığı (Heilbroner herhangi bir hastalık imasında bulunmuyor) dillere destanmış. Örneğin Smith, “Bir yürüyüş yapıp geleceğim,” deyip evden çıkar, yolları unutup kaybolurmuş.

Marx’ın yoksulluğu, soylu bir aileden gelen eşinin aşkından ötürü bu yoksulluğa katlanması, çocuğunun ölümü… Felsefe, siyaset ve ekonomi bilimine katkı yapan bu büyük düşünürlerin zaafları, hırsları, zaman zaman yaptıkları kötülükleri ve tutkularının ayrıntılarıyla anlatılması bu kitabı daha değerli kılıyor. Dolayısıyla Dünyevi Filozoflar, ekonomiye giriş yapan öğrencilerin mutlaka okuması gereken bir kitap.

Belki de…

Heilbroner’ın kitabı yayımlandığı günden bu yana 2 milyon kopyadan fazla sattı. Ölümünden kısa bir süre önce kitabın yeni baskısına bir bölüm ekledi. Dünyevi Felsefenin Sonu mu? başlığıyla eklediği bu çarpıcı bölümde modern ekonomi bilimine eleştirilerini sıralıyor Heilbroner. Bu başlıktaki son kelimesiyle ekonomi biliminin amacını ve sınırlarını kastediyor. Ona göre günümüzdeki aşırı bilimsel yaklaşım, insanı ve sosyal konuları denklem dışı bırakıyor ve kaale almıyor. Belki de bu bölümde neoliberalizmin yol açtığı yıkım ve aşırı sağcılığa dikkat çekmek istiyordu Heilbroner. Ne bileyim…

Türkçede hâlâ baskısı yapılıyor mu bilmiyorum. Kapitalizmin işleyişine kafa yoran ilk düşünürlerin yaşamlarına açılan pencereden başınızı içeri uzatmak ilginç bir deneyim olacaktır, eminim. Kitabı mutlaka bulun ve okuyun derim…