Penelope Fitzgerald’ın Booker Ödüllü “Salapurya Mahallesi” ile en iyi on tarihsel roman arasında gösterilen “Mavi Çiçek” romanları Can Yayınları etiketiyle yayımlandı.

 1960’ların başında Londra’da Thames Nehri üzerindeki deniz evlerinde yaşayan bir grup insanın yaşamöykülerini ve yaşam koşullarını aktarıyor. Kendisi de bir süre deniz evinde yaşamış olan yazar Penelope Fitzgerald,  çeşitli nedenler yüzünden şehrin gündelik yaşamından kopmuş insanları yalın ama çarpıcı anlatımıyla tanıtıyor.

Romanın başkişisi ve bir anlamda da Penelope Fitzgerald’ın kendisi olan Nenna, kocasını teknede kalmaya razı edemediği için altı ve on bir yaşındaki iki kızıyla Grace adındaki salapuryada yaşıyor. Çocuklarını okula göndermediği için rahibe, kocasıyla uzlaşmadığı için ablasına hesap vermek zorunda kalıyor. Kendisinin ve komşularının  karşılaştığı bütün zorluklara karşın direnen, özgür bir kadın olmayı başarıyor.

Mavi Çiçek kısa kısa 55 bölümden oluşan ama Romantik Dönem’i sadece aile, arkadaşlık, aşk ilişkileriyle değil, siyasal çalkantıları, entelektüel hırsları ve ahlaki ikilemleriyle aktaran bir roman.

Fitzgerald “Eleştirmenler Ödülü”nü kazanan bu romanında 18. yüzyılın önemli şairlerinden, Novalis takma adını kullanan Hardenberg Baronu Friedrich’in yaşamını dile getirirken dönemin Almanya taşrasındaki gelenekleri ve toplumsal bakış açısını da başarıyla aktarıyor.

Genç bir şairin on iki yaşındaki bir kızla ilişkisi, hiçbir zaman elde edilemeyecek, hatta var olup olmadığı bile kuşkulu “mavi çiçek”le simgeleniyor. Mavi Çiçek bir gençlik, umut, idealizm ve imgelem romanı.

Penelope Fitzgerald

1916’da doğdu. 1938’de Oxford Üniversitesi’nin ilk kadın mezunu oldu. 58 yaşında roman yazmaya başlayan Fitzgerald, Salapurya Mahallesi romanıyla Booker Ödülü’nü kazandı. Bir romancı, şair, deneme ve biyografi yazarı olarak öne çıktı ve The Times gazetesi “1945’ten bu yana gelmiş geçmiş 50 büyük İngiliz yazarı” listesine alındı, Observer gazetesi ise son romanı Mavi Çiçek’e “en iyi on tarihsel roman” arasında yer verdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında BBC’de görev yaptı.

Penelope Fitzgerald ailesini geçindirmek için 1960’larda öğretmenlik yaptı ve 70 yaşına kadar mesleğini sürdürdü. Bir süre Battersea’deki bir deniz evinde yaşadı. İki kez batan o deniz evindeki yaşamını yapıtlarına da yansıttı. 2000’de ölen yazara İngiliz PEN 1999 Altın PEN Ödülü’nü verdi.

Diğer romanları: The Golden Child (Altın Çocuk), The Bookshop (Kitabevi), Offshore (Salapurya Mahallesi), Human Voices (İnsan Sesleri), At Freddie’s (Freddie’de), Innocence (Masumiyet), The Beginnning of Spring (Baharın Başlangıcı), The Gate of Angels (Melekler Kapısı).